Genel / Röportaj

Ağlayarak Okuduğu Kitap Acaba Hangisiydi?

Share this post

Kemal Sayar

Konuşan: Abdullah Güner

Kendi Dilinden Tanıyalım

Bir zamanlar şair, otuz yıldır elem doktoru, verdiği öğütleri tutamayan, yavaşlamak isteyen ama bir türlü yavaşlayamayan bir adam. Günlük hayatın dağdağasından uzak, bir romanın kollarında kendini unutmaya hasret bir adam. Yazarken kendimi mutlu hissediyorum. Yazmak adeta bana nefes alma imkanı veriyor. Şiir yazmak için insanın daha geniş bir zamana, ruhunu daha serbest bırakmaya ihtiyacı var, şiiri çok özlüyorum. Hayatımın son on yılı bu zamanı bulamadığım için hayıflanmakla geçti. Keşke yarı zamanlı doktor, tam zamanlı bir yazar olsaydım. İşte bu da benim pişmanlığım.

Hatırladığınız kadarıyla ilk hangi kitabı okumuştunuz?

Okuduğum ilk kitap Milliyet Çocuk kitapları arasında çıkan Pal Sokağı Çocukları’dır. Ferenc Molnar’ın bu kitabını gözyaşları içinde, ağlayarak, üst üste birkaç kere okuduğumu hatırlıyorum. O ilk kitap bende derin izler bıraktı.

Şu an hangi kitab(lar)ı okuyorsunuz?

Son okuduğum kitap İtalyan psikiyatr Eugenio Borgna’nın Bekleyiş ve Umut adlı kitabı. Muazzam bir metin.

Ne sıklıkla kitap alıp okuyorsunuz?

Haftada bir, bazen iki defa kitapçıya giderim ama aldığım tüm kitapları okuduğumu söyleyemem. Kitapları almayı, sevmeyi, onların içinde gezinmeyi kendime bir zevk bildim. Kitapçıları dolaşırken ruhum dinleniyor. Dolayısıyla, kitapçıya bir ayda en az dört beş defa uğrarım ve ilgimi çeken yeni kitapları alırım. Bunların bazılarının bir kısmını okur bırakırım, bazılarını baştan sona okurum, bazılarını da ilerde okumak üzere bir kenara istiflerim.

Kendinize ait bir kütüphaneniz var mı? Kitaplarınızı saklar mısınız, yoksa cömertlik mi yaparsınız?

Kitaplarım konusunda çok hassasım. Üzerine titrediğim bir kütüphanem var. Çok sayıda kitapla bir arada yaşamayı çok seviyorum. Kütüphanemde kendimi çok huzurlu hissederim. Bazen yıllar önce alıp bir kenara koyduğum bir kitabı o kütüphanede dolaşırken aniden keşfeder ve o kitabı adeta yeni almışçasına büyük bir hevesle başlayıp bitiririm. Kendi kütüphanemde keşifler yapmak da bana lezzet veriyor.

Kütüphaneye gider misiniz? En son hangi kütüphaneye gittiniz?

Türkiye’de çok nadiren kütüphaneye gidiyorum. Ama yurtdışında en sevdiğim şeylerden bir tanesi büyük üniversite kütüphanelerini gezmektir. Türkiye’de kütüphaneye gitmiyorum. Ama yaşadığım yere yakın, geç saatlere kadar açık bir kütüphane olsaydı, herhalde orayı daha sık ziyaret ederdim.

Sizi şaşırtan, ‘işte budur’ dediğiniz bir kitap oldu mu?

Böyle kitaplar zaman zaman oluyor, fakat her satırını büyük coşkuyla okuduğum kitaplar var. Bunlardan birisi de Gai Eaton’un Tanrıyı Hatırlamak adlı kitabı.

Yeni bir kitap almak istediğinizde seçiminizi neler etkiler?

İlgi duyduğum konular var. O konulara yeni bir bakış açısı getirdiğini hissettiğim ve benim düşünceme yeni şeyler ekleyeceğini sandığım kitaplar beni hemen heyecanlandır ve onları almaktan, okumaktan büyük bir haz duyarım. Kafamda cevaplarını aradığım sorular var, o soruların etrafında dolaşan kitaplar hemen ilgimi çeker.

Son okuduğunuz kitapta, sizi en çok etkileyen cümleyi yazar mısınız?

Borgna’nın kitabında bir alıntı beni adeta yerime mıhladı. Simone Weil’den bir alıntı, “Keder, Tanrı’yı bir süreliğine namevcut kılar.’’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar

Yenilik Yapanlar ve Yeni Bir Söz Söyleyenler Gelenekten Bahsedebilirler