OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Bir Dilin Türküsü Olmak

Âşıkların şiir defterleri, o zamanki insanların müşkülatına küçük çareler sunan bir şifa bohçasıydı. Şimdi ne eski sevdalar kaldı, ne de başı dumanlı, sözü dermanlı âşıklar. Herkes her şeyi biliyor ve her bir şeyin farkında!

Orta mektebin ikinci sınıfına başladığım 1975 güzü. O solgun, sarı, serin sonbahar günlerini nasıl unuturum. Ömrümün en güzel altı yılını mahrumiyetleriyle mahkûm edecek, bir türlü uykuya doyamayacağım yatılılığın başladığı yoksun günler.

Meydan Camii’nin, kaldırımdan ancak yarım metre yükseklikteki geniş bahçe duvarının üstünde bir kitap sergisi. Belki ilk defa böyle bir sergiyle karşılaşıyorum. Dikkatle bakıyorum kitaplara. Kırmızı kapaklı bir kitabın önünde daha fazla duruyorum. Kapağın ortasındaki çerçeve içinde elinde sazıyla başında sarığıyla bir âşık figürü, üstte kitabın adı. “Bu bizim Ruhsatî” diye mırıldanıyorum. Kendine mahsus ezgisiyle ve alçacık sesiyle ……………………………………………………………………………………………………………………………..

Turan Karataş

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?