OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Bir Serüvendir Düşünce

Kendini ‘’Düşünce Tarihi’’ diye takdim edip de bize yalnızca Batı felsefesinden bahseden, insanlık tecrübesini kendine irca eden, zayıflıktan kaynaklı meşhur illetle ma’lul değil eserimiz.

Ben fikri; vurulan bir insanın, ‘’Ne oldu, ne oluyor bana?’’ demesine benzetiyorum. İnsan hayatın ateş hattına doğuyor. Dirilikten nasibi olanlar yani acı hissedebilenler, nerede olduklarını, bu ateşin ne mana ifade ettiğini anlamaya mecbur kalıyorlar haliyle. Böyle insanlar, insanın içine doğduğu ateşe yani hayata mana verip; ona pişirici bir mahiyet kazandırıyor. Nardaki nuru muştulayıp bu hayatı yaşanılır kılıyorlar.

İnsanlık uzun, çok uzun yıllardır bu ateş hattında hayatını sürdürüyor. Tabii tarihte başını kaldıran çok kişi olmuş. İnsanlar bu kişilerin arkasına takılmış ve bazı serüvenlerin içinde bulmuş kendini. Bu noktada düşünce tarihinin nasıl bir ehemmiyeti haiz olduğu billurlaşıyor. Düşünce tarihi esasen, hakikatin izini sürdüğünü düşünen kimselerin veya medeniyetlerin kendi sağlamalarını yapacakları, kendileriyle hesaplaşacakları bir alan, bir saha.

Söz gelimi, sofistler tüccar veya seyyah insanlardı. Farklı dünyalar, onları kendi dünyalarından şüphe etmeye icbar etti. Lakin İslam’ın ilk devrindeki Müslüman tüccarlar ise İslam’ın sancaktarları oldular! Yurtlarına şüpheyle değil, muştuyla döndüler. Onların tanıdığı yeni dünyalar, kendilerine, kendi dünyalarına ………………………………………………………………………………………………………………..

Ahmed Taha Ercan

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?