Genel / Yazılar

Boğaziçi Mehtapları’ndan İstanbul Geceleri’ne

Share this post

Ayşe Yazıcılar

Pek çok yazar ve şair eski İstanbul’a özlemlerini sayısız yazılarla ifade etti. Belki yüzyıllarca eski İstanbul güzellemeleri yapıldı. Onların “eski”si birileri için yeniydi. Tıpkı bizim “eski”mizin onlar için yeni olması gibi. Her gelen içinde yaşadığı dönemde İstanbul’u eskiye nazaran bozulmuş olarak addetti. Abdülhak Şinasi Hisar da bu isimlerden birisi oldu.

Boğaziçi Mehtapları, 1887 yılında İstanbul’da doğan Abdülhak Şinasi Hisar’ın çocukluk ve gençlik yılları hatıralarından Boğaziçi’nde gerçekleşen musiki fasıllarını, mehtap alemlerini şiirsel bir üslupla fakat nesir türünde kaleme aldığı eseridir. Kitap, Hisar’ın hatıralarından müteşekkil olduğu için “anı” kategorisine alınıyor fakat klasik bir hatırada olaylar ve şahıslar ön plana çıkarken Boğaziçi Mehtapları’nda yazar çevresinde yaşananlara hem katılan hem şahit olan kişi pozisyonunda bulunuyor.

Bir Ayin Gibi

Anlattıkları kendi hatırları olsa da varlığını eserde geri plana atıyor ve Boğaziçi sakinlerini öne çıkarıyor. Kitapta belli bir olay ve belirli kahramanları anlatmak yerine insanların duygu ve düşüncelerine mercek tutuyor, gelenekselleşen “mehtap” uygulamasını detaylı bir şekilde sanatkar işçiliği ile anlatıyor.

Boğazın sularına yansıyan ay, bu yansıma ile ışıl ışıl parlayan yalılar, musiki icrasının gerçekleştiği sandal, bu sandal etrafında toplanan diğer kayıklar bir döneme damgasını vuran ve bir ayin gibi özen gösterilen musiki ve mehtap geceleri kitabın ana ögesi. Birçoğunun birkaç cümle ya da en fazla birkaç sayfa ile anlatmakla iktifa edeceği bu ritüel, Abdülhak Şinasi Hisar’ın kaleminden zengin bir görüş, duyuş, estetik ve tahlil ile 220 sayfalık bir kitap olarak karşımıza çıkıyor.

Boğaziçi Medeniyeti

Toplamda yedi bölüm ve her bölümde dört alt başlıktan oluşan eserin girişinde “Hazırlanış” bölümü yer alıyor. Yazar bu bölümde “Boğaziçi Medeniyeti” düşüncesini temele alarak tabiri caizse ilerleyen sayfalarda anlatacaklarının yerini hazırlıyor.

“Toplanış, Musiki, Sükût, Aşk, Dağılış Faslı” olarak devam eden bölümlerde saz ekibinin ve dinleyici kitlesinin toplanışı ve programın seyri muazzam bir dil ile uzun uzun anlatılıyor.

Yazının tamamını Okur’un 11. sayısında bulabilirsiniz: bit.ly/2kuIOqy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar

Yenilik Yapanlar ve Yeni Bir Söz Söyleyenler Gelenekten Bahsedebilirler