OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Boşnakçadan Türkçeye Çevrilecek Kitap Var mıdır?

Yusuf Turan Günaydın

İlk kez Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’tan duymasaydım, sanırım hiçbir zaman haberdar olamayabilirdim: Meğer Nedim Filipović (1915-1984) isimli bir Boşnak tarihçinin Şeyh Bedreddin konulu bir eseri varmış. Eser Boşnakça olduğu ve çevirisi de bulunmadığı için istifade edilemiyormuş…

Kitap Şeyh Bedreddin ve etrafındaki tarihî akış hakkındadır: Princ Musa i Šejh Bedreddin [Çelebi Musa ve Şeyh Bedreddin] adlı eser Saraybosna’da 1971’de Svjetlos yayını olarak basılmıştır ve 768 sayfadır. Dile kolay tam yedi yüz altmış sekiz sayfa. Sanıyorum bu hacmiyle Türkçede veya başka bir dilde yazılmış bütün Bedreddin konulu eserleri aşıyor. Oldukça zengin kaynakçasında Türkçe, Almanca, Boşnakça, Sırpça, Fransızca, İngilizce birçok eser ve makale göze çarpıyor. Yazma kaynaklar da cabası…

Yenilen Tarafın Adamı

Başlığında açıkça görüldüğü üzere Şeyh Bedreddin’i, kazaskeri olduğu Çelebi Musa ile birlikte ele alan bu eser, aslında meseleyi tam da can alıcı noktasından yakalamış görünüyor. Çünkü Çelebi Mehmed’le, kardeşi Çelebi Musa arasında bir taht kavgası yaşandığını konuya aşina olanlar bilir. Tarihin cilvelerindendir, bu mücadelede Çelebi Mehmed, kardeşine üstünlük sağlamıştır. Sonuçta -Bursevî’nin Yavuz’la kardeşi Korkut arasındaki mücadeleyi anlatırken vurguladığı gibi -iki kardeş ‘memleketi üleşmişler, yerin üstü Çelebi Mehmed’e, altı (mezar) da Çelebi Musa’ya düşmüş’tür. Bu durumda Şeyh Bedreddin yenilen tarafın adamı olmuş oluyor. İlk anda ilmine çok saygı duyulduğu için o öldürülmemiştir ama sürgüne gönderilmiştir. Onu idama götüren gelişmeler, izin verilmemesine rağmen sürgün yerinden kalkıp Rumeli’ye geçmesiyle başlayan süreçte gelişmiştir. Elimizdeki kaynaklarda bu süreç içinde, etrafında toplananlar ve bunlar içinde sivrilen iki şahsiyet (Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa) hakkındaki bilgiler ve yorumlar aslında çok belirsizdir. Acaba Filipović bu noktada hangi kaynaklara ulaşmıştır; mevcut kaynakları nasıl yorumlamıştır? Tam bir merak konusu…

Filipović için Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) Boşnakça’dan Türkçeye tercüme yapacak bir mütercim aradığını ama bulamadığını biliyoruz. Fakat İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi’nde Nedim Filipović’in makalelerine de rastlanıyor. 50’li yıllarda bu makaleleri çeviren zevat şimdi nerededir? Sayru mudur, sağlar mıdırlar? Bilemiyorum.

Yazının tamamını Okur’un 7. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?