OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

“Bütün Kitapları Okumam Lazım” Virüsüne Dikkat

Süleyman Ragıp Yazıcılar

Geçenlerde sevdiğim bir dostum aradı ve aynen şöyle dedi: “Süleyman, otuz üç yaşına geldim hâlâ aynı hastalıkla cedelleşiyorum. Sürekli zihnimde şu kaygı var: Bir şeyler okumam lazım, bir şeyler yapmam lazım, çok kitap okumalıyım, daha çok bilgili olmalıyım…” Bunları söyler söylemez döndüm kendime baktım, gördüm ki aynı yoldayım. Ne zaman bir kütüphaneye girsem “Hepsini okumalıyım, çok okumalıyım, bir sürü şey yapmalıyım” diye içimden geçiriyorum. Zahiren ne kadar da güzel bir temenni, değil mi? Hâlbuki arkadaşım ne diyor bu konuda? Bir tür hastalık olarak tanımlıyor bu ruh hâlini. Hangi açıdan mı? Onu da şöyle izah ediyor: “Yıllardır üzerimden atamadım bu ruh hâlini. Sürekli gelecekte yaşıyorum, içinde bulunduğum anda olamıyorum. Yüzlerce kitap okuduğum hâlde sanki hiçbiri fayda vermemiş gibi. Niyetlerimiz bozuk. Bilgili olsam ne olacak ki? Nefsim daha da palazlanacak, bana âlim diyecekler… Bu kadar… Bir sürü şey yaptığım halde, sürekli bir şeyler yapmalıyım düşüncesi beni çok yoruyor, kendime olan güvenimi ve inancımı zayıflatıyor. Böyle olunca da hayattan zevk alamıyorum, huzursuz ve mutsuz oluyorum. Ah Süleyman ah…”

Hepimizin Ortak Derdi

Benden yaşça büyük olan bu zat, aslında hepimizde bir miktar ya da daha fazla olan bir tehlikeden bahsediyor. Vakit geçtikçe bu hastalığa, bu kaygılara yakalanma riskimizin arttığını dile getiriyor. Katılıyor muyum? Tüm kalbimle.

Sizce de öyle değil mi? Yüzlerce kitap okuduğu halde “irfan” konusunda emekleyen bireyler değil miyiz çoğumuz? “Daha da okumalıyım”, “daha da bilgili olmalıyım” diye diye çoğunlukla kendimizi kandırdığımız ve içinde bulunduğumuz ânı kaybettiğimiz yalan mı? Kitaplarımızın büyük çoğunluğu ya yarıda kalmış, ya da kapağı hiç açılmamış bir halde değil mi? Karşımıza çıkan çoğu olayı zaman kaybı olarak değerlendirip, daha da önemli işler yapmamız gerektiğine kendimizi inandır mıyor muyuz çoğu zaman? Eğer bunlar asılsız birer akıl yürütme ise, etrafımızdaki bu huzursuz ve mutsuz insanlar kimler?

Yazının tamamını Okur’un 6. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?