OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Delirebilmek Bir Lükstür

Fatma Kebire Gündüz

Bazı yazarlar sığınağımız gibidir. O yazarın kitapları sadece okurken değil, yanımızdayken bile güvende hissettirir. Cihan Aktaş da “benim yazarlarım” dediğim, sığınağım olan yazarlardan. Sözüne güvendiğim, kıymet verdiğim, yazdıklarını kaçırmak istemediğim yazarım. Eh böyle olunca da malum, yazarın yazdıkları sizi bağlıyor. Her bir cümlesinden üstünüze vazife çıkartıp, okuduklarınızdan kendi payınıza düşen mesuliyeti emir telakki ediyorsunuz.

Fotoğrafta Ayrı Duran kitabı çoğunlukla mültecilerin başrolde olduğu yahut mülteci hayatlara atıfla örülmüş öykülerden oluşuyor. Artık kaçış yok anlayacağınız. Ne kadar görmezden gelmeye çalışsak, uzaklara atsak da bu kitabı okuduktan sonra aynı çatı altındayız. Kitabın ismindeki gibi ayrılık sadece fotoğrafta mı, hayatın fotoğrafa yansıyan yüzü mü bu sadece? Yoksa bizim kendimizden ayırdığımız, ayrı tutmaya çalıştığımız mı mülteci? Evimizde bir yer açmaya hazır mıyız?

“Aman hiç rahatı mı bozamam, bir ben mi varım?” diyerek iyiliği başkasından beklemeye devam mı? Öyleyse bu kitabı hiç okuma sevgili okur.

Yeterince adilsek ve cesaretle okuyabilirsek, Cihan Aktaş’ın hikayeleri kendimize ait arızalı halleri de bize ayna gibi yansıtıyor. Daha ilk hikayede mesela; karşılaştığı bir insana sürekli eleştirerek, sorgulayarak, kınayarak bakan ve hatta elinde bir sopa ile her an tetikte, açığını yakalar yakalamaz kafasına indirmeye hazır bir ruh hali ile tanışıyoruz. Çok da yabancımız değil kendileri.

Yazının tamamını Okur’un 5. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

 

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?