OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Düşünce Tarihimize Bütüncül Bir Bakış: İslam Düşünce Atlası

Fatma Özkaya

İslam düşünce geleneğimizin kapısını ne zaman aralayacak olsak, bizi karşılayan tek isim Gazzâlî gibi anlaşılmıştır. Düşünce geleneğimizin ana hattını, Gazzâlî teşkil etmiş gibi görünmektedir. Bu hususta Batı’nın etkisi büyüktür, zîrâ dönemlendirmeler genel mânâda batılı bilginler tarafından kendilerinin belirlediği kriterler doğrultusunda yapılmıştır.

Düşünceyi donuklaştırdığı, felsefeyi bitirdiği yönündeki asılsız eleştirilerin bir neticesi olarak, İslam düşünce tarihi Gazzâlî öncesi ve Gazzâlî sonrası şeklinde dönemlendirilmiştir. Bu haksız dönemlendirme; İslam düşünce tarihini, biri beş (7. – 12. yy) ve diğeri sekiz (12. – 20. yy) asır olmak üzere iki parça hâlinde inceler. Böyle bir inceleme ise ilk beş asır ve sonraki sekiz asır boyunca, düşünce adına hiçbir değişiklik ve yeniliğe sahip olmadığımızı ifade etmektedir. Oysa İslam düşüncesi 7. yüzyıldan 17. yüzyıla değin sürekli bir değişim ve etkileşim halinde olmuştur. Yaklaşık 10 asır boyunca, geniş bir coğrafyada hakim dil olması sebebiyle, felsefe Arapça üzerinden yapılmıştır.

Yeni Bir Dönemlendirme Önerisi

Geçmişte yapılmış buna benzer eksik ve dolayısıyla yanlış dönemlendirmeler neticesinde, İslam düşünce tarihimiz için yeni bir dönemlendirme ihtiyacının hâsıl olduğu izahtan vârestedir. Tam da bu noktada, Dr. İbrahim Halil Üçer hem bundan önceki dönemlendirme teşebbüslerinin yetersizliğini belirtti hem de bizlere İslam düşünce tarihimiz için yeni bir dönemlendirme önerisi sundu. Kendisine eşlik eden bir grup araştırmacı ile birlikte ortaya eşsiz bir çalışma konuldu. Çalışmanın asıl amacı; tevârüs ettiğimiz birikimi, tarihsel süreçte idrak etmekti. İslam düşünce geleneğinin neresinde durduğumuzu da gösteren yeni dönemlendirme önerisi, büyük bir proje kapsamında gerçekleşti.

Yazının tamamını Okur’un 4. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?