OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Eleştirel Bir Okuma Önerisi

Ömer Faruk Deliktaş

Büyük kitabiyat alimlerinden Millet Kütüphanesi Müdürlüğünden emekli, hayatını ilme vermiş merhum Mehmed Serhan Tayşi hocamın dizinin dibinde geçen yaklaşık 4 yılımda öğrendiğim, işittiğim kitapları herhalde başka kimselerden duymak nasip olmadı ve olamayacak. Ona rahmet dileyerek yine sağlığında kendisinden tavsiye olarak işitmiş olduğum ama vefatından bir yıl sonra elime geçen ’nun İlimler ve Sanatlar Hakkında Nutuk isimli eseri hakkında tanıtıcı veya hatırlatıcı mahiyette bir yazı kaleme almak istedim.

İlimler ve Sanatlar Hakkında Nutuk, Türkçe’ye ilk olarak 1943 senesinde Sabahattin Eyüboğlu tarafından Fransızca’dan tercüme edilmiş. Eserimiz 1749 senesinde bir yarışmada “İlimlerin ve sanatların ihyası ahlakın düzelmesine yardım etmiş midir?” sorusu üzerine yazılmış ve birinciliğe layık görülmüş. Aslında o hengameli yıllarda böyle bir soru üzerine yarışma yapılmasının gerçekten batı için mühim bir merhale olduğunu düşünüyorum. ,

Bir Tenkid Çalışması

Hacim olarak küçük ama derinlik bakımından hayli önemli olan bu eseri okurken, batıya ve onun maddeye, manaya, cihana yaklaşımına karşı yazılmış bir tenkid mahiyetinde olduğunu baştan bilmek gerekiyor. Kitabın sayfalarını çevirmeye başladığımızda nereden neşet etmiş olduğu üzerine düşünülmesi gereken bir cümle ile karşı karşıya kalıyoruz: “Edebiyatın bizde yeniden doğmasına edebiyatın ezeli düşmanı olan Müslümanlar sebep oldu.” Sonraki cümlelerde ise Doğu Roma’nın son bulmasıyla birlikte batıya sıçrayan ilmi dalgalardan bahsedilmekte. Ardından “Edebiyatı ilimler takip etti. Yazmak sanatından sonra düşünmek sanatı doğdu.” deniliyor. Yazmak fiilinin burada ehemmiyetle vurgulanmış olması ve düşünmenin yazmaktan sonra gelmesi calib-i dikkat bir mesele. Seneka’dan bir söz iktibas ediyor: “Aramızda ilimler yetişmeye başlayalı, iyi insanlar ortadan kayboldu”. Peşinden de Rousseau “O zamana kadar Romalılar fazileti yaşayışlarında göstermekle kalmışlardı. Faziletin ilmini yapmaya başladıkları gün her şey mahvoldu.” Ne dersiniz, doğru söylüyor olamaz mı?

Yazının tamamını Okur’un 5. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?