OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Gençler Kendi Çığlıklarına Aşıktır

Sınırsız sanal metinler her yerde, ortamları var onların, bu ortamlarda ne trafik ışıkları var ne de uyarıcı levhalar. Ne rehber var ne de pusula, sadece övgü var.

Sanal hikâye paylaşım platformu Wattpad, gençlerin vakitlerinin büyük bir bölümünü geçirdikleri yeni bir mecraya dönüştü.

Yeni yazı, giriş cümlesi, dur, belli ki canın sıkkın, gözlerinin önünden beğenmediğin öyküler geçti, son mısrada güçlü bir yumruk atamadan minderin kenarına sinen şiirler sokuldu yanına, yüksek edebiyat dergilerinin alçak eteklerinde güneşlenen küfürlü, argolu post modern şeyler sırıttılar, hiçbirini beğenmiyorsun ama yine de onların kapısındasın, bu diyorlar alıp okuyorsun, şu “sanal çılgınlık: Wattpad” yazısını yazmaya başladın, mecbur değilsin ama başladın, tedirginsin, beğenmediğin, kapısından döndüğün pek çok metnin aslında değerli olmasından mı korkuyorsun, beteri görmek zoruna mı gider, mecbur değilsin, bu sanal metinlerin değersiz olduğunu herkes biliyor, ama anlatmaya mecbursun da, içinde dışarıdan belli olmayan ama kıvrandıran bir his var, insan arınmak için okur derler, kim der, ne zaman demiş, demiş de sözü duyulmuş mu, şiir sözü sanatla kısaltma işidir, öykü özü sanatla belirgin kılmaktadır, ama bunlar kimin umurunda, devam edelim.

Toplum tarafından değer görmediğini düşünen gençlerin büyük bir bölümü Wattpad gibi sanal mecralarda yazarak anında karşılık bulmayı keşfetti. Gençlere sınırsızlık vaat eden sıra dışı yazarlar, yaşı küçük yazarları pohpohlayan editörler, gençlerin bu “talebi” doğrultusunda sınırsız(!) bir ortam sunmaya devam ediyorlar.

Sınırlı Kuralsızlık

Bize kimse ortam sunmadı doğrusu, üniversite yıllarında içimizde palazlanan kimine göre vicdan kimine göre tanımlanamamış bir his olan ama derin olan çok derin olan, sınırlar ile çevrelediğimiz, sınırlar yüzünden ifade yeteneğimizi geliştirdiğimiz, sınırlara çarpıp kendi yerimizi pekiştirdiğimiz, sınırlara çok şey borçlu olduğumuz o yıllardan geriye kalan sadece bizdik daha ne olsun, ama şimdi bu saçma işlerden, yok eden çılgınlıklardan geriye kalan kimsemiz yok, çocuklarımız yok, sınırsız sanal metinler her yerde, ortamları var onların, bu ortamlarda ne trafik ışıkları var ne de uyarıcı levhalar, ne rehber var ne de pusula, sadece övgü var, sınırsızlığa övgü var, denizin uçsuz bucaksız, sınırsız ve köşesiz olduğunu gören insan denize övgüler düzer elbette lakin içine düşmeye görsün çarpacak bir sınır, bir taş, bir gemi, bir çıkıntı aramaya başlar, çölde insanı umutsuzluğa sevk eden şey ile aynıdır bu ………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

Ayşegül Genç

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?