OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Her Şeyi Okumalı mıyız?

Ötelerin ufku ile yaşayanlar için o yüzden, bütün kitaplar tek bir kitabın daha iyi anlaşılması için okunur. Kaderimizin kitabı ile o kitabın kaderini ne kadar yakınlaştırabilirsek o kadar makbuldür.

Osmanlı’nın son müderrislerinden, aynı zamanda da Cumhuriyet’in ilk profesörlerinden Ömer Ferit Kam, Dinî Felsefî Sohbetler isimli kitabında dinin insana verdiği mukâvemet gücünü anlatırken ‘İnsan her şeyi okumalı mı?’ sorusunu sorar. Cevabı ilginç bir çıkışla verir: “Birader sen de amma zayıf kalpli adamsın. İnsan her şeyi okumalı. Fakat hiçbirinin müfrit taraftarı ve mutaassıbı olmamalı. Kararlılık, ihtiyat ve itidali elden bırakmamalı. Fikirleri tarta tarta okumalı.”

Meşhur müsteşriklerden Massignon’un kendisini filozof diye takdim ettiği Ferit Kam, insanın her şeyi okuması gerektiği kanaatinde olmasına rağmen cevabının devamında baştaki mülâhazasından biraz farklı bir görüş serdeder: “Gerçekten bu gibi kitapların (mesela cevabını bulamadığı sorularla intihara sürüklenen Schopenhauer’ın Fragman Düşünce’si gibi kitapların – MLA) okunması insanı, özellikle gençleri tabii biraz sarsar. Ben bunları okurum da sarsılmam demek boş lakırtıdır.” Nasıl dişimize kaçan ufak bir kırıntı, çıkarıncaya kadar rahat vermezse aynen dimağımıza giren bir takım fikirler de cevabı bulununcaya kadar huzurumuzu bozar. O yüzden aykırı fikirlerle uğraşmak herkesin kârı değildir; ihtiyatlı yaklaşmak gerekir, zira “o fikirlerin içinde öyle helâk edici, öyle zehirli fikirler vardır ki insanı bir anda yere serip öldürür.”

Okuma Diyetine mi Girilmeli?

Ferit Kam Hoca’nın aykırı fikirlerle dolu diye bahsettiği kitapları okumamalı mı o zaman? Öyle ya, madem zehirlenmek ve helâk olma ihtimali var, bir okuma diyetine mi girmeli? Bu diyeti de ‘yapılabilirler’ değil, ‘yapılamazlar’ temelinde mi oluşturmalı? Ne okumalı sorusu yanında ne okumamalı sorusunu da mı sormalı?

Kitaplar, kitaplar, kitaplar… Sayfalar dolusu ve bin bir hükümle dolu kitaplar acaba nasıl bir gönül ve zihinden çıkmış, neye dayanmış, kimi, niye alkışlamış ya da mahkûm etmiştir? Kitabın satır aralarında kol gezen hissiyata yakından vakıf olabilseydik, başımızı kaldırıp …………………………………………………………………………………………………..

Mehmet Lütfi Arslan

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?