Genel / Yazılar

İri Buğday Tanelerinin Trenleri Yürüttüğünü Bilmeyiz

Share this post

Mustafa Kirenci

Yazının başlığı Sezai Karakoç’un “Şahdamar” şiirinden bir mısra. Öteden beri bu mısra zaman zaman içimde farklı farklı konulara evrilerek varlığını sürdürmüş, daima bu mısranın bendeki çağrışımları güncelliğini korumuştur. Hatta yakın dostlarla da zaman zaman paylaştığım bu mısra benim için sanki içine nüfuz etmemizi zorlaştıran, kavrayışımıza direnen, kendini öyle kolay kolay ifşa etmeyen bir tabiata sahip. Toplam 54 mısraya sahip olan “Şahdamar” şiirini bütününden ayrı olarak sadece bu mısrayı meydana getiren 6 kelimenin bize söylediklerinden hareketle anlamaya çalışıyorum.

Öncelikle ilk olarak şu soruyu sorarak başlamak istiyorum. Mısraya göre biz, iri buğday tanelerinin trenleri yürüttüğünü “bilmediğimize” göre trenleri neyin yürüttüğünü zannediyoruz?

Yani bizim zannettiğimiz şeyin aksine, mısraya göre trenleri yürüten şey “iri buğday taneleri” dir. Bu yüzden mısra “bilmediğimiz” bir şeyi bize itiraf ediyor. Demek ki bizim şimdiye kadar trenleri yürüttüğünü zannettiğimiz bir şey var. Ya da şunu diyebiliriz: Bizim trenleri yürüten şey konusunda şimdiye kadarki bilgimiz bir zandan ibaretmiş. Peki bizim zannımız ya da zanlarımız nedir? Bunu mısra söylemiyor. Muhtemel bizim keşfetmemizi istiyor. O hakikati ima ederek bizim düşünmemizi ve zannımızla yüzleşmemizi istiyor olmalı. Zannımızı bize mısra söylemediğine göre biz onu keşfetmek, arayıp bulmak zorundayız. Bu durumda trenleri iri buğday tanelerinin yürüttüğü bilgisiyle/ hakikatiyle zannımızı yer değiştirmek durumundayız. O zaman bu zihniyet değişikliğini yapabilmemiz için zanlarımızı da bilmek, onları arayıp bulmak durumundayız. Onlar hakkında tahminde bulunabiliriz: Vatman, buhar, kömür, benzin, demir raylar, elekrik…

Yazının tamamını Okur’un 5. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar