Genel / Yazılar

İyi Yürekli Kâğıt 5

Share this post

Ercan Yılmaz

“Ruhlar alemi kapalı değildir. Senin zihnin kapanmış ve kalbin ölmüş! Fakat sen mahzun olma, ey tâlib, kalk ve o fani göğsünü şafakların kızıllığında yıka.”

Neden bilmiyorum, Faust’tan bu pasajı her okuyuşumda aklıma ‘İnşirâh’ sûresi geliyor. Biri İlâhî Kelam, diğeri insan kelamı olmasına rağmen her iki “senin” hitabını neden üzerime alıyorum ki?

* Orhan Pamuk, “Bunu zaten biliyorduk, bu yüzden altı yüz sayfa kitap yazılır mı hiç!” sorusuna Tristram Shandy için yazdığı sunuş yazısının sonuç bölümünde şöyle cevap veriyor: “Bütün büyük romanlar zaten bildiğiniz, ama o konuda büyük bir roman yazılmadığı için kabul edemediğiniz gerçekleri göstermek için yazılır.” Pamuk ve Eco, ikisi de takdim yazısı konusunda gerçekten usta.

* Zarifoğlu şiiri ile Dağlarca şiiri arasında “anlamsızlık” bakımından bir kan bağı olduğu kanaatindeyim. Şu farkla ki Dağlarca tabiatın, Zarifoğlu ise insanın anlamsızlığını vurguladı daha ziyade. Ve şunu söylediler bize: Ey okur, bizi anlamaya, şiirimizi de anlamlandırmaya çalışma!

* “Okumanın gerekçeleri kolaylıkla sıralanabilir ama okuma eylemini gerçekleştirmek o kadar da kolay değildir. Edebi değer, süreç içerisinde keşfedilir; aktiftir, pasif değil. Evet, okumak Dewey’in dediği gibi metne karşı bir çeşit “teslimiyet” gerektirir.” Damon Young Okuma Sanatı’nın bir yerinde böyle söylüyor. Özgürlüğün “teslimiyet”le geliyor olması…

Yazının tamamını Okur’un 9. sayısında bulabilirsiniz: https://bit.ly/2Fho2B4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar

Tarihsel ve Sosyolojik Bilinç Tarihi Bir Tekerrür Olmaktan Çıkarabilir