OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Kitap İnsanın Aynasıdır, Aynısıdır

Gülay Özlen Lekesiz

Kitapların da insanlar gibi yaşadığını hiç düşündünüz mü? Yaşamak; var olmak, hatırlanmak, sevilmek, düşündürmek, anılmaktır. En önemlisi de insanların hayatında iz bırakmaktır. Tam da bu nedenle kitaplar herkesten, her şeyden çok yaşarlar. İnsanla hem çok benzeştiği, hem de en çok ayrıştığı nokta budur. İnsanlar gibi yaşarlar, çünkü insanlara dokunur, onların hayatına temas eder, bir sözü ile hatırlanır, bir işareti ile harekete geçirirler. Ya da tam tersi, seslerini kimseye duyuramadan doğar doğmaz ölürler. Bazıları ise hep yaşarlar… Yıllarca eskimeden, yitip gitmeden okuyan herkese dokunarak. İnsanlar gibi doğar, büyür ve insandan farklı olarak ölümsüzleşirler!

Kitabı Neyiyle Karşılarız?

Kitabın yazım süreci yazar için bir annenin gebelik süreci gibidir. İçinde özenle beslediği, büyüttüğü kelimeleri vardır. Kitabın tamamlanmasına yakın sancılı bir süreç başlar. Yazar tıpkı bir anne gibi hem yeni kitabını eline alacağı gün için heyecanlıdır hem de sağlıklı nur topu gibi bir kitap olup olmayacağı konusunda meraklı ve endişelidir. Sancılı sürecin nihayetinde kitap doğar ve okuyucuyla buluşur.

İşte tam da burada aklıma şu söz geliyor: “İnsanlar kıyafetleriyle karşılanırlar, bilgileriyle ağırlanırlar, ahlakıyla uğurlanırlar.” Peki kitaplar neleri ile karşılanacaklar ve okuyucuyla buluşacaklar? Tabii ki kapakları ile… Bir kitabın ilk sunumu, kostümü, makyajı, ifadesi her şeyidir kapağı.

Bu yazıyı paylaş
Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?