OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Mahrumiyetten Mahremiyete

Divan şiirimizdeki “beyit” teriminin, Arapça ev manasına geldiğinden, bu evin de diğer evler gibi bir mahremiyeti olduğundan, kişinin, ancak o eve ait hususiyetlere aşina olduktan sonra aileden sayılabileceğinden bahsediyor.

Ahmet Hamdi, şiirden, “millî bir sanat” diye bahseder. Hatta bazı makalelerinde, bu ifadeyi pekiştirerek “Diyebiliriz ki tek millî sanat şiirdir.” yargısını ortaya koyar. Diğer güzel sanatlar düşünüldüğünde, bu hususta Ahmet Hamdi’ye hak vermemek mümkün mü? Zira müziğin evrensel bir yanının olduğu açıktır. Resim ve heykel için de geçerlidir bu. Tiyatro ve mimarlık ise milletlerarası uyarlamalara birçok kez uğramışlardır. Ya şiir? Bir hocam şöyle söylerdi: “Şiir, (hakiki manasıyla) tercüme edilemez. Kendi diline dahi…”

Bahar Neyin Sembolüdür?

Evet, bir mahremiyeti, hicabı vardır şiirin. O, tüm varlığıyla şairinin, söylendiği toplumun, mensup olduğu dilin ve o dili konuşan milletin öz ürünüdür. Dolayısıyla o kültüre ait sembollerin, imgelerin ve değerlerin sırlı dünyasıdır şiir. Böylelikle ulusları diğerlerinden farklı kılan bu manevi hazinelerin, kuşaktan kuşağa taşınmasını sağlayan esrarengiz binek, şaşmaz hafızadır. Ali Yurtgezen’in de ifade ettiği gibi: “Merhum Arif Nihat …………………………………………………………………………………………………………………………………..

Cüneyt Dal

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?