Genel / Yazılar

Mükemmel Çocuk mu? Mutlu Çocuk mu?

Share this post

Feyza Kartopu

Modern psikanalizin her şeyi düne, geçmişe ve çocukluğa bağlayan ruhsal çözümlemeleri ile anne-babaların aşırı bir itinayla büyütmeye çalıştıkları sera mahsulü çocukları, artık iyiden iyiye kafa karışıklığına sebep oluyor. Her şeyi, psikanalizin karanlık dehlizlerinde izah etmeye çalışan bu anlayış, ebeveynliği de dev bir fanusun içine sokmaya zorluyor.

Bunun neticesinde anne ve babalar, dünyaya getirdikleri çocuklarıyla birlikte bir yığın ebeveynlik akımına maruz bırakılıyor: Kuralcı bir ebeveyn mi olacaklar, doğallığı mı benimseyecekler? Öfkelerini, -çocuklarının kişiliğine zarar vermemek kaydıyla- yaşayacaklar mı yoksa içten içe kaynayan bir sabır taşına mı dönüşecekler? Güvenli bağlanabilecekler mi bağlanamayacaklar mı? Kurgulanmış oyunlar mı oynayacaklar, hayal gücüne yaslanan serbest oyunlar mı? Tüm bunlar, ebeveynlerin yaşadığı bir dizi ikilemden yalnızca birkaçı.

Çocukların Her Biri Ayrı Bir Dünya

Anneliğin o eşsiz içgüdüsünü gölgeleyerek, kurallar ışığında yapılan ebeveynliğin, takdir edersiniz ki sıkıntılı pek çok yanı var. Çünkü bu ekollerin, her çocukta aynı şekilde işe yaramasını beklemek boş bir hayalden ibaret. Birden fazla çocuğu olan aileler bilirler ki çocuklarının her biri, ayrı birer dünyadır. Biri, diğerinden oldukça farklı kişilik özelliklerine, hobilere ve alışkanlıklara sahiptir. Çocuklarından biri, arkadaş canlısı iken ve sosyal ortamlara girmekten, partilerden zevk alırken diğeri, kendi iç sesini dinleyebileceği anların peşindedir. Belki de bu yüzden kalabalık ve gürültülü ortamlar, onun için kelimenin tam anlamıyla işkencedir.

Yazının tamamını Okur’un 7. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar