Genel / Röportaj

Okuduğum Kitaplarla Bir Kültürün Engin Dünyasına Girdim

Share this post

Beşir Ayvazoğlu

Konuşanlar: Yusuf Temizcan, Esad Mücahit Eskimez

 

Yazı hayatında 50 yılı geride bırakan, 60 civarında eser veren verimli ve üretken bir hoca olan Beşir Ayvazoğlu ile ilk yazısını, Yahya Kemal’i, Ahmet Haşim’i, Tanpınar’ı ve üzerinde çalıştığı biyografi çalışmalarını konuşmak üzere İcadiye’deki ofisinde bir araya geldik.

Hatırladığınız kadarıyla ilk yazınız hangi yılda nerede yayımlanmıştı?

Bende kupürü olan ilk yazımın tarihi 1968’dir. Sivas’ta bir mahalli gazetede. Belki şaşıracaksınız, o da biyografik bir metindir.

Yazı hayatınızın 50. yılındasınız o hâlde. Ne kadar güzel. Kimin hakkındaydı hocam?

Evet 50 yıl olmuş. O muhtemelen edebiyat dersi ödevi, ama aslında ders konusu olmayan bir şair hakkındaydı: Ali Şir Nevai. 1960’ların Sivas’ında Ali Şir Nevai hakkında bir lise öğrencisi nereden bilgi bulabilir? Çok zor bir şey. Çok iyi hazırladığım bu ödevi birkaç şiirimin de çıktığı haftalık Hizmet gazetesine götürmüştüm. Beş hafta üst üste yayımlanmıştı. Erken yaşta insanın ismini basılı bir mecrada görmesi çok motive edici bir şey. Bu heyecanla daha da sıkı çalışıyorsunuz. Zaten edebiyat dersinde çok başarılıydım. Hiç on’dan aşağı not almadım edebiyat, tarih, felsefe gibi derslerde. Şiirle, hikayeyle ve romanla erkenden ilgilenmeye başladım. Okuma maceram ilkokuldan başlayan bir macera…

Hatırladığınız kadarıyla o yıllarda hangi kitapları okumuştunuz?

İlkokul yıllarında okumadığım Türk ve yabancı masal yoktur. Andersen Maasalları’ndan Grimm Kardeşler’e ve oradan Binbir Gece Masalları’na. Eflatun Cem Güney’in -kendisi hemşehrimdir aynı zamanda- yazdığı masallara kadar okumadığım masal kalmadı.

Bir ara da tüm mahalle çocukları gibi Teksas, Tommiks vb. çizgi romanları okudum. Ama okuma heyecanım tarihi romanlar okumaya başladıktan sonra başladı diyebilirim. Abdullah Ziya Kozanoğlu’nu okudum, Bekir Büyükarkın’ı, Oğuz Özdeş’i ve daha birçok yazarı. Bulabildiğim bütün romanlarını okudum. Hatta Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun Türk Korsanları diye bir romanı vardır. Barbaros kardeşleri ve Akdeniz’deki maceralarını anlatır. Çok etkilenmiştim, daha hiç deniz görmediğim halde o yaşta korsan romanı yazmaya kalkışmıştım (gülüyor). Tarihi romanları Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ömer Seyfettin gibi yazarların eserleri takip etti.

Söyleşinin tamamını Okur’un 5. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar