OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Okudum Bildim Deme

Mehmet Lütfi Arslan

“Neden okumalıyız” sorusunun cevabını vermiştik ama tekrarlayalım: Çünkü emir öyle gelmiştir. Yaratanımızın bizden bu dünyaya ait ilk isteği “Yaratan Rabbinin adıyla Oku.” dur. Okudukça, niye yaratıldığımızı daha iyi anlar, şeylerin esrarına vakıf olma yolunda mesafe kat ederiz. Bu da kulluğumuzun güzelleşmesine vesile olur. Okudukça ne kadar az bildiğimizi de fark ederiz. Fark etmek idraki getirir, idrak ise tevazuu… Kula en çok yakışan haslettir tevazu. Bu anlamda okumak tevazuumuzu artırdığı ölçüde kıymetli ve makbuldür. Peki, tevazuu artırmayan bir okumaktan bahsedilebilir mi?

Tevazuu artırmayan her okuma süreci yine de başka şeylerin gelişip serpilmesine yol açar muhakkak. Okumak sahip olduklarımızı iyi ya da kötü artıran bir yolculuğun adıdır. Yol boyunca karşılaştıklarımızla artar, gelişiriz. Bu bazen semirmek de olabilir mamafih. Okumak bizi yeni bakış açılarına sahip kılar. Ama bunların her birisinin salim olduğunu, bizi selamete götüreceğini söyleyemeyiz. Kimi zaman köşe başlarını gulyabaniler tutmuş da olabilir. Niyetse asıl olan, bunlar arızi değil midir? Belki öyledir ama her an “dön” nidasının kulağımızda çınlama ihtimali vardır.

“Nasıl yaşayalım?” diyene “Son nefesinde nasıl olmak istiyorsan öyle.” diyen bir hak dostunun ……………………………………………………………………………………

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?