Röportaj / Yazılar

Peygamberimiz Çocuklarla Hangi Oyunları Oynardı?

Share this post

peygamberimiz-cocuk-oyun

Efendimiz (s.a.s.), çocuk ve oyun kelimelerini bir araya getiren bu kitap sanırım alanında yapılmış ilk müstakil çalışma. Kendi tabiriyle “onyüzbinmilyon öğrencisi” olan, mesleğini aşk derecesinde seven, eğitimci yazar Musa Mert tarafından kaleme alınmış. Resimli olan ve çocuklar için hazırlanan bu kitabı kesinlikle yetişkinlerin de okuması ve hatta resimlerine bakması gerekiyor. Ben okurken bazen gözlerimi açarak, bazen de gözlerimi kapatarak resimleri inceledim.

Kitapta toplamda on bir rivayet, yani on bir oyun var. Rivayetlerin hepsini oyun kategorisinde değerlendirebilir miyiz, diye düşündüm okurken. Mesela ilk rivayetteki “Su Şakası” ilk bakışta bir yetişkin gözüyle basit bir şaka olarak değerlendirilebilir. Fakat bir çocuğun bakışıyla bu kesinlikle bir oyundur. Ayrıca çocuğun yaşı da böyle bir şakanın bir oyun olarak değerlendirilip değerlendirilmemesinde etkilidir. Söz gelimi saklanıp birden ortaya çıkmak ve “cee-ee” demek bilinen en eski bebek oyunlarındandır.

Hikâyelerden bazıları Efendimizin (s.a.s.) torunları Hasan, Hüseyin ve Ümame ile oynadığı oyunlar, bazıları da sahabe çocuklarla oynadığı oyunlar. Bütün oyunlarda peygamberimizin (s.a.s.) kalp inceliğini, letafetini ve onun en büyük sünnetlerinden biri olan derin muhabbetini görüyoruz.

“Binicilik” oyunundan kısa bir tadımlık: Bir gün Hz. Cabir (r.a.) Efendimizi (s.a.s.) ziyarete gitti. İçeri girdiğinde şaşırıp kaldı. Aman ya Rabbi! Bu ne muhteşem manzara! Peygamber Efendimiz (s.a.s.) dizleri ve elleri yerde, torunlarını sırtına bindirmiş, odanın içinde onlara tur attırıyor. Bu durum Hz. Cabir’in (r.a.) çok hoşuna gitti. Dayanamayıp, “Bineğiniz ne güzel binekmiş böyle.” dedi. Efendimiz de ona, “Onlar da ne güzel binicilerdir.” cevabını verdi.

Kitapta tüm oyunlarda dil öylesine titiz ve temiz kullanılmış, kelimeler öylesine isabetli seçilmiş ki okurken Efendimizin ve çocukların safiyetini hissediyorsunuz adeta. Evlerimizde, tüm kreşlerimiz ve anaokullarımızda bu kitaptan bulunmalı diyorum ve okuduktan sonra Musa Mert’e yönelttiğim soruları ve cevapları da sizle paylaşıyorum.

  1. Bu şirin kitap hayırlı olsun Musa Abi. Öncelikle şunu sorayım: Neden böyle bir kitap hazırlama ihtiyacı duydunuz?

Allah razı olsun kardeşim. Sevgi en büyük güçtür. Baskının, korkunun yaptıramadığını yaptırır. Peşinden saygıyı, değeri, anlayışı ve güveni getirir; örnek almayı ve itaati getirir.

Çocuklarımıza, olanca yalınlığı, sadeliği ve letafetiyle, Üsve-i Hasene olan Peygamber Efendimizi (s.a.s.) tanıtmak ve sevdirmek muradım. Bunun ilaveten, büyüklere de çocuklarını ve onlarla ilgilenmeleri gerektiğini hatırlatmak istedim.

  1. Kitabı nasıl hazırladınız?

Yakaladığım bir damarın peşine düştüm. Aynı hadisin başka rivayetlerine ulaşmaya çalıştım. Bazen bir oyun için yüzden fazla rivayeti inceledim. Bulabildiğim kadarıyla parçaları birleştirdim. Meydana gelen metni Türkçeleştirmeye çalıştım. Bazen bir kelime, kavram için günlerce uğraştığım, kafa yorduğum oldu. Önce, rivayette anlatılan olayı, sanki oradaymışım gibi kendi içimde yaşadım. Her bir kelimenin bende oluşturduğu duyguları dikkate aldım. Hadisin ana gövdesini koruyarak hissettiklerimi yazmaya çalıştım. Genellikle sevdirmek kastıyla yapılan abartılardan mümkün olduğunca uzak durmaya, olduğu gibi aktarmaya çalıştım. Yazdıklarım Diyanet Çocuk dergisinde yayımlandı. Arkadaşlarla yaptığımız istişareler sonucu, bu yazıları kitaplaştırdık. Serinin ilk kitabı oyunlarla ilgili oldu. Nasipse devamı gelecek.

 

İsmail Özen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar

Yenilik Yapanlar ve Yeni Bir Söz Söyleyenler Gelenekten Bahsedebilirler