Genel / Yazılar

Sessiz Harflerin Çığlığı

Share this post

Salih Zeki Meriç

Toplumsal hafızamız açısından baktığımızda yaşadığımız en büyük travmalardan biridir harf devrimi. Tarihi olayların kendi oluş dönemlerinin şartlarında değerlendirmek gerekse de sonuçları, olduğu zamanı aşan, geleceği şekillendiren, kalıcı etkiler bırakan yönü vardır. Bu devrimin gerekliliği veya gereksizliği tartışmasından uzak bir bağlamda harf inkılâbının bu ülke insanının belleğinde nasıl izler bıraktığı tarihi bir vakıa olarak tartışılacaktır.

Bir Gecede Gelen Cehalet

Osmanlı Devleti’nin kabul ettiği, bir bakıma medeniyetini, kültürünü üzerine inşa ettiği Arap alfabesi bu topraklarda yüzyıllar boyu kullanılmış, devletin ve milletin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Sözlü edebiyatın daha güçlü olduğu dönemlerden, yazılı edebiyatın kendisini gösterdiği döneme baktığımızda Osmanlı aydını bu alfabeyi kullanmış bundan dolayı da dünya edebiyatı bakımından bir eksiklik yaşamamıştır. Günün şartları itibarıyla edebiyat, kültür, üretilen metinlerin de katkısıyla bir seviye ve keyfiyet kazanmış bu harflerle yazılan edebî metinler belli bir derinliği de muhafaza etmiştir. Arap ve Fars edebiyatının etkisinde kalan Osmanlı Divan Edebiyatı onlardan geri kalmayacak muhteva zenginliğine ulaşmış, şiirde, nesirde, hikâyede klasik eserler ortaya koymuştur. Bütün bu metinleri ortaya koyarken şimdilerde eski alfabe denilen harflerden istifade etmiştir.

Yazının tamamını Okur’un 4. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar