Genel / Yazılar

Danimarkalı Müridin Günlüğü

Share this post

Halil İbrahim Gürgenç

Kendi manevi tecrübelerinden, nefislerini saflaştırma uğrunda çektikleri sıkıntılardan pek bahsetmemiş sûfîler. Kendilerini ve kendilerine ait olanı sırlamayı tercih etmişler. Bu prensiplerinden olsa gerek manevî tekamülünde şahit olduklarını yazanlar kaideyi bozmayacak derecede istisnaî durumda. Aslında bu durum sadece İslam tasavvufunda değil birçok mistik gelenekte “Bilen söylemez, söyleyen bilmez.” şeklinde ifade edilen arka planın sonucu. Haliyle bu insanların iç dünyasına, yaşantılarına dışarıdan bir okur gözüyle nüfuz etmemiz pek de mümkün olmuyor. Kendisi terim anlamıyla bir derviş olmasa da kısa bir süre maneviyat eğitimi gören Carl Vett’in, Türkçemize Dervişler Arasında İki Hafta şeklinde tercüme edilen Seltsame Erlebnisse in einem Derwischloster isimli eseri dervişlerin mahrem hallerini gözlemleyebilmemize imkan sağlayan sayılı kaynaklardan biri.

Carl Vett; ruh bilim, parapsikoloji, mistisizm gibi konular üzerinde çalışan Danimarkalı bir bilim adamı. Hindistan seferinde tanıştığı bir imamın tavsiyesiyle İslam tasavvufunu anlamak için İstanbul’a gelen Vett; Mevlevî, Rıfaî ve Bedevî tekkelerini ziyaret ederek bu tekkelerin şeyhleriyle görüşür. Bu ziyaretlerinde kendi amacı doğrultusunda verimli sonuçlar elde edemez ve bir yabancının birkaç kere tekkeye gitmesiyle dervişlik yolunu kavramasının mümkün olmayacağını fark ederek bu kişisel tecrübeyi yaşamak için bir tarikata sülûk etmek ister. Yakın dostu Mahmud Muhtar Paşa’nın yönlendirmeleriyle Kelâmî Dergâhı’na müracaat eder.

Yazının tamamını Okur’un 5. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar