Genel / Yazılar

Ulaşılamayan Kitaplar

Share this post

Mehmet Erken

Bir kitaba nasıl ulaşılır? Ya da bir kitap bize nasıl ulaşır? Bütün yayın süreçleri tamamlanmış ve iki kapak arasına girmiş bir kitap önce matbaadan-yayınevinden çıkarak bir dağıtımcıya, oradan kitapçılara veya internet sitelerine gelir ve okur, merak ettiği kitabı buralardan temin eder ya da buralarda bir kitabı merak eder ve temin eder.

Dağıtım meselesi, Türkiye yayıncılık tarihinin her safhasında kanayan bir yara oldu. Fakat bugün kitap ticareti için mesele, dağıtım ağına girmek değil, dağıtıma giren kitabı görünür kılmakta. Yani kitabı dağıtımcıya rahatlıkla verebiliyor ve istediğiniz kitapçıya ulaşmasını sağlayabiliyorsunuz fakat okurun bundan nasıl haberi olacak? Yayıncılar için iş burada düğümleniyor.

Fakat Türkiye’de artık oturmuş diyebileceğimiz bu sistemin varlığını ısrarla reddeden büyük bir güruh var: Resmi kurumlar.

Özel Erişimli Bakanlık Kitapları

Kültür bakanlığı bir kitap yayınlıyor. Nasıl ulaşabiliriz? Kitapçılarda var mı? Yok. İnternette var mı? Şöyle böyle. En temizi civarınızda bir kültür bakanlığı satış yeri var ise gidip oradan almak. Bu kitaplar anladığımız manada dağıtıma girmiyor çünkü.

Kültür Bakanlığı veya Türk Tarih Kurumu gibi yayıncılık geçmişi olan kurumlar için bu durum yine de bir şekilde halledilebiliyor. Peki ya, hayır için kitap basanlar, ilçesindeki-ilindeki bir sempozyumu kitaplaştıran valilikler, müftülükler ya da üniversitelerde durum nasıl? Bu kitapların akıbeti ne oluyor?

Öncelikle, basılan kitaba hiç bakmayan devlet ricali bu ki tapları masalarında sergiliyor, o ilin ilçenin meraklıları, cehd edip bu kitapları, güç bela temin ediyor. Ama diğerleri? Kitaba ulaşmalarının yolu, ya bir kütüphanede denk gelmek, ya ikinci el satış sitelerinde varsa temin etmek, ya da yayını yapan kurumu aramak ve kitabı talep etmek (ve onlar da gönderirse) kitabı eline almak.

Hayır İçin Basılan Mistik Kitaplar

Örneğin uluslararası bir sempozyum düzenlenmiş. Fakat uluslararası bu sempozyumun bildirileri ilçe dışına bile çıkamıyor. Bu şekilde yayınlanmış bir kitap, okura ulaşamayacaksa neden yayınlamıştır? Bu kitaptan fayda beklemek nasıl bir hayaldir.

Bu durum, eğer kitaplar geçmiş tarihli ise, varlığını göz yaşları ile izlediğiniz acı sahnelere dönüşüyor. Gönülden geçen tabi ki, binbir emeklerle hazırlanmış ve hazırlanmasında bir fayda umulan bu yayınların, piyasa içine girebilmesi, okura ulaşabilmesi. Bu talebe bir yığın resmi prosedürü bahane gösterecek bürokratlar olduğunu biliyorum. Fakat örneğin, müftülüklerin bastıkları kitapları Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden temin edebilsek, bu nevi kitapların dijital kopyalarını internet sitelerinden ulaşabilsek, ya da hangi il-ilçe-kurum kitabı yayınladı ise onların sitelerinden edinebilsek, bu bile büyük bir seviye olacak. Fakat çoğunlukla elimizde sadece bir künye ile kalakalıyoruz maalesef.

Resmi kurumların yanında, çoğunlukla hayır için kitap bastıran holdingler-firmalar gibi bir fenomen mevcut. Sanıyorum bu tür kitaplar hayır için basıldığından, kitabın temini de mistik bir boyut kazanıyor ve ancak nasibi olan kişinin önüne düşebiliyor.

Son söz, Türkiye’de yayın endüstrisi son yıllarda oldukça gelişti, kurumsallaştı, kendine has bir yapı kazandı. Bu yapıda dağıtımcı ve kitapçı da önemli bir yere sahip. Umarım yayınevleri dışında kitap basan-bastıran insanlar ve kurumlar da yakın gelecekte bu gerçeğin farkına varır ve kitapları, okurun eline geçebilecek şekilde yayınlama yolunu tercih eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Önerilen Yazılar