OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Zıtları Buluşturan Adam

Metin Karabaşoğlu

Editörlüğün işlevinin ne olduğunu iki kelimede özetlemem istense, vereceğim cevap ‘zıtları buluşturmak’ olur. Editörün en kısa tarifi istendiğinde ise, ‘zıtları buluşturan adam’ derim.

Editörlük, gerçekten budur. Tek yön, tek bakış açısı, tek alanda uzmanlık, tek konuda tecrübe başka birçok meslek için yeterli olabilir; ama editörlük için kesinlikle çok daha fazlası gerekir.

Meselâ, editör birçok konuda çerçeve çizebilecek düzeyde bir bilgi sahibi olmalıdır – tâ ki, değişik alanlarda kitap projeleri üretebildiği gibi, önüne gelen dosyaları isabetli biçimde değerlendirebilsin. Ama aynı zamanda, üzerinde çalıştığı dosyanın ilgili olduğu alanda detaylı bir bilgiye sahip olması gerekir – tâ ki, bu dosyanın o alanda hem doğru şeyler, hem de yeni şeyler söyleyip söylemediğini görebilsin.

Hem Geniş Hem de Derin Bakış

Bu ise, kuşbakışı bakma ile detaylı inceleme gibi iki zıtlığı buluşturmakla ancak mümkün olur. Bir tarafta, birçok konuda genel bilgi, diğer taraftan belli bir konuda uzmanlık derecesinde bir dikkat ve hassâsiyet… ‘Kabaca’ ve ‘genişçe’ bakabildiği gibi, ‘incelikle’ ve ‘derinlikle’ görebilmek… Bunlar elbette zıt durumlardır, ama bu ikisini buluşturduğu ölçüde editörün katkısı büyük olur ve yayın sürecindeki varlığı anlam kazanır.

Bunun için ise, deyim yerindeyse ‘kaba inşaat’tan anladığı gibi, ‘ince işçiliği’ de başaran biri olmalıdır editör. Bir yandan detayı kaçırmaması, öte yandan detayda boğulmamayı başarması gerekir.

Yazının tamamını Okur’un 5. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?