Röportaj

Gençler Kendi Tarzını Oluştursun

Ötüken Yayınları Görsel Yönetmeni Zafer Yılmaz 1978 İstanbul doğumluyum. Aslen Sivaslıyım. Ailem 1975 yılında İstanbul’a gelmişler ve halen İstanbul’da ikamet ediyoruz. İlkokul, ortaokul ve liseyi yine İstanbul’da okudum. Liseyi bitirdikten sonra tabii ki “ne olacağım” sorusunu herkes gibi ben de kendime soruyordum. Fakat bu sorunun cevabı üniversite sonrasında olmayacaktı çünkü üniversite okumak gibi bir niyetim yoktu. El yeteneğim vardı. Hatta daha 10 yaşında limon kasalarından birebir boyutta araba yaptım fakat onu götürecek motoru yapamayacağımı anlayınca oturup ağlamıştım. Mesleğimin başlangıcına ilk adımı 1998 yılında Ortadoğu gazetesinde attım. Sayfa tasarımcısı olarak çalıştım. Gazete tecrübem Öncü gazetesi, Sabah, Akşam ve nihayet Yenişafak gazetesiyle...

Devamı..

Arabeskin Kitabı Yazıldı

1983 yılında Bingöl’de doğdu. Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladı. Yüksek lisansını ODTÜ’de Ortadoğu Çalışmaları bölümünde yaptı. Doktorası devam ediyor. İyi derecede İngilizce ve Farsça biliyor. Cins’te ve Yenişafak’ın web sitesinde düzenli olarak yazıyor. Dilden dile dolaşan, her duyguyu aynı anda yaşatan arabesk şarkıların hikayelerinin olduğu kitap nihayet yazıldı. Nisan’da Profil Kitap’tan çıkan Belki De Dilimden Bu Şarkı Düşmez kitabının yazarı Muhammed Berdibek ile, eseri ve arabesk kültürü üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Sevip de kavuşamayanlara gelsin. Konuşan: Büşra Mercan En baştan başlayalım. Kitabın hikâyesini anlatabilir misiniz? Kitabın hikâyesi aslında benim hikâyem. Hani Picasso’nun bir eserini 5 dakikada tamamlayıp...

Devamı..

Diriliş’in Ruhunu Mekânlar Verir

Duran Boz, Maraş’ı sanat, edebiyat, fikir ve düşünceden yana mayalayan bir isim. Dergiler çıkararak, biyografiler yazarak, sempozyumlar düzenlenmesine öncülük ederek ve hikâyesi Mekân Hikâyeleri’nde Recep Şükrü Güngör tarafından kaleme alınan Kıraathane programlarıyla “okuma”nın çağrışımını insandan yana çoğaltmaya yıllardır devam ediyor Maraş’ta. Editörlüğünü yaptığı Okuma Hikâyeleri, Yazma Hikâyeleri kitaplarından sonra, bu kez de editörlüğünü Köksal Alver ile birlikte yaptığı Mekân Hikâyeleri’ni çıkardı. Biz de bu vesileyle Maraş’ın Duran Hocası ile konuştuk. Konuşan: Fatih Demirdöğen Neden Mekân Hikâyeleri? İnsan bir mekâna doğar, kişiliği de içine doğduğu bu mekânın ruhuyla yoğrulur. Bir zamana ve bir mekâna doğmuş olmakla insan, bir dünyaya da gözlerini...

Devamı..

Önce Uslûb Sonra Kelâm

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara’nın İbn Teymiye’ye Göre İbn Arabî başlıklı doktora tezi Dergâh Yayınları tarafından kitaplaştırıldı. Metinlerle Günümüz Tasavvuf Hareketleri, Türk Tasavvuf Tarihi Araştırmaları, Dervişin Hayatı Sufinin Kelâmı, Buhara Bursa Bosna gibi çalışmalarıyla tanıdığımız müellifimize alanında önemli bir eksikliği gideren yeni kitabı üzerine sorular sorduk. Konuşan: Halil İbrahim Gürgenç Hocam, İbn Teymiye'ye Göre İbn Arabî başlıklı doktora teziniz Dergâh Yayınları’ndan çıktı. Okuyucusu için bol istifadeli olmasını dilerim. Kitabın başında “Bu Kitabın Menkıbesi” başlığıyla tezinizin yazılma sürecini anlatıyorsunuz. Bu hikâyeyi bizlerle paylaşır mısınız? Hikâye kırk yıl önce, Şubat 1977’de Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü’ne tasavvuf tarihi...

Devamı..

Sanat Muhataba Esirdir

Sanat karşısındakine kendini beğendirmek ister. Nitekim estetik kavramının eski Yunancada ki temeli “estetios”, hissetmek demektir. Yani bir his oluşturduğunuzda sanat gerçekleşmiş demektir.  Konuşan: Ahmet Musa Bala Evvela gönül kelimesi ile başlamak arzu ederiz. Öyle ki gönül kelimesini Kâbe’ye eşdeğer tutuyoruz. “Gönül gönüldür olsa da göğsünde kahpenin / Onu yıkan gitmesin tavafına Kâbe’nin.” Zira gönlün, bizim medeniyetimizde çok kıymetli bir yeri olduğunu siz de eserlerinizde belirtiyorsunuz. Kitabınızın başlığında da “gönül” ifadesi mevcut. Kalbin aklı, müteradifi gönüldür. İman da gönülde... Allah Teâlâ da zatı tecelliyâtı ile gönüldedir. İşte gönlün merkezîliği buradan açığa çıkıyor. Müslümanların batıdan yanlış apardıkları şeyden birisi beynin merkeze alınmasıdır....

Devamı..

Kişi Okudukça Olur, Oldukça Daha Az Okur

Asıl olan okumak değil olmaktır. Çağımızda okumak, sahip olmak için okumak şeklinde anlaşılıyor. Konuşan: Furkan Özkul Yusuf Kaplan nasıl bir okurdur? Yusuf Kaplan tersinden okur. Ben bir kitabı sonundan okumaya başlarım. Özellikle indeks kısmı benim için önemlidir. Çünkü indeks yazarın ufkunu, çapını, hayal dünyasını dolayısıyla düşünce dünyasının boyutlarını ele veren kodlamadır. İndeksteki kavramların çarpıcılığı okuru kitabın içine davet eder. Ne yazık ki Türkiye’de gerçek anlamda indeks yapan kimse yoktu. Bu açığı fark ederek kısmen Açılım Yayınları’nda yapmaya çalıştık ama daha ziyade Külliyat Yayınları’nda indeks çalışmalarına yoğunlaşma imkanı buldum. Bu husus önem arz etmektedir. Çünkü indeksi yapamayan toplumlar ekseni yakalayamazlar. Düşüncenin,...

Devamı..

Kimin Yüzüdür “Dem Yüzü”?

Çayın da, romanın da demlenmişini seviyoruz. Gazeteci yazar Leyla İpekçi de demlenerek ve demleyerek yazanlardan, kendisiyle son romanı Dem Yüzü üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Konuşan: Ahmet Berberoğlu Yeni kitabınız Dem Yüzü hayırlı olsun. Şöyle başlayalım: Kimin yüzüdür Dem Yüzü? Adem yüzü. Muhammed (sav) O’nun manası. Külli mana. Nefesiyle bir alem dirilir, bir alem yıkılır gider. Hakkın gözü, dili, eli, ayağı olmuştur O. Alemlere ayna. Her hareketinin zahirde bir yansıması vardır. Niyazi Mısri’nin “Ne yana eğilirsem alem de o yana eğilir.” dediği mertebede artık benliksiz makama ulaşmış, kendi hakikatinin nuruyla kaplanmış insan-ı kamilin yüzü. Ezel ve ebedi şu ana getirmiş, kendinde...

Devamı..

Memleket Kılıçla Alınır Kalemle Muhafaza Edilir

“Türk tarihinde dikkat esastır.” cümlesiyle sözlerine başlıyor Fatih Mehmet Şeker. Türk Dikkati, Türk Filozofisi ve Türk’ün Dünyası olmak üzere üç bölümden oluşuyor kitap. Mâtürîdî, Gazzâlî, Mevlânâ ve Cevdet Paşa üzerinden oluşturduğu çerçevede; geleneğin hâşiyesinde dolaşan Sinan Paşa’dan Fuzûlî’ye, oradan Nurettin Topçu’ya geniş bir yelpazede Türk düşüncesini ele alıyor. Söyleşiyi Gerçekleştiren: Fatma Özkaya Türk Felsefesi Mümkün mü? Devlet otoritesi ve cemaat kültürü etrafında Türk siyaset düşüncesini İbn Haldûn Mukaddime’sine dayanarak yeniden yoğuruyor. “Devlet nedir?”, “Ehl-i siyaset kimdir?”, “Bir Türk felsefesi mümkün müdür?” gibi öteden beridir tartışılan sorular Türk Dikkati ışığında bir kez daha cevap buluyor. Türk’ün Dünyası kısmında evvelâ Osmanlıların gözünde...

Devamı..

Rasim Özdenören Bana “Fenafil TRT Oldun” Derdi

Son zamanlarda peşpeşe yayımladığı romanlarla dikkat çeken Bülent Ata ile yeni kitabı Rüya Dedektifi vesilesiyle konuştuk. Konu romandan açıldı sonra başka limanlara savruldu. Konuşan: Yusuf Temizcan Rüya Dedektifi isimli yeni bir kitabınız yayımlandı. Bahtı açık olsun diyelim. Kitabınızın ilk dikkat çeken yönü, alışık olmadığımız bir tarza sahip olması. Kitabı okuyanlar daha önce alışık olmadıkları bir anlatımla karşılaşacaklar, geri dönüşler de bu yönde. Bu anlatım biçiminin esin kaynağı William Faulkner’ın Döşeğimde Ölürken kitabıdır. Rüya Dedektifi’ni, Asuman kitabımla eş zamanlı yazdım. İlk önce kitabın “Rüya Yolcusu” isimli bölümünü yazmaya başladım. İlkin 10 bölüm yazdım ve bir süre ara verdim. Sonra dönüp 9....

Devamı..

Klasikler 10 Yılda Bir Tekrar Okunmalı

Dünya klasikleri olarak anılan 19. yüzyılın romanları mutlaka her 10 yılda bir tekraren okunmalı. Dostoyevski’yi, Tolstoy’u, Balzac’ı böyle okumak lazım. Çünkü her okuyuşta yeni bir şeyler görüyorsunuz orada. Yeni ilhamlar alıyorsunuz. Konuşan: Yusuf Temizcan Bildiğimiz kadarıyla siz klasiklere çok önem veriyorsunuz. Sağlam okumalar için klasiklerden başlanması gerektiğini düşünüyorsunuz. Buradan başlayalım dilerseniz. Klasik denince genellikle donmuş bir şey akla gelir. Yani donmuş bir kültür havuzu gibi. Halbuki öyle değil, o çok dinamik bir şey. Entelektüel iddiaları olan bir insan hayatının belli safhalarında bu klasikleri yeniden okumak zorunda. Bu sadece fikir kitapları değil, bence başta edebiyat kitapları. Mesela bugün dünya klasikleri olarak...

Devamı..

Esas Olan Yazmaktır

Yazı yazmayı bir başkasına bir şey öğretmenin aracı olarak görüyoruz. Halbuki yazı yazma, öğrenmenin aracıdır, öğretmenin değil. Yazı yazmak düşüncenin sağlamasıdır. Biz yazarak düşünürüz ve öğreniriz. Konuşan: Halil İbrahim Gürgenç  Herkesin farklı bir okuma biçimi olduğuna inanıyorum. Sizin okuma biçiminiz nasıl? Böyle müstakil olarak, sürekli bir okuma faaliyetim yok. Daha çok okuduğumu yazma şeklinde ilerliyor. Benim için okur-yazar kelimesinin her iki tarafının da işlevi olması lazım. Bu bakımdan şu an tam istediğim gibi yapamıyorum ama eskiden günün yarısından fazlasında okuyordum. Şu an başka meşgaleler de var, tercümeler var elimde. Akademide yaptığımız işler var. Bunlar tabi vakit alıyor. Bir taraftan da...

Devamı..

“Kitap Okumak İnsan Öldürmekten Daha Zordur”

Yayın hayatımızın ilk sayısında İhsan Fazlıoğlu ile "Neler okunmalı?" ve "Nasıl okunmalı?" soruları etrafında hem kitap okuma âdâbını hem de kitap okumanın tarihini konuştuk. Kapak konumuza uygun olarak "kitapların bizi nasıl bir millet yaptığı"na da değindik. Okuma, yazma ve kitap üzerine verimli bir söyleşi oldu. Okumasının da öyle olacağını düşünüyoruz. Konuşan: Selim Tiryakiol Söyleşimize sizin okumalarınızdan başlasak. Siz nasıl okursunuz? Öncelikle Okur Dergisi'nin Türk ilim ve kültür hayatı için hayırlı olmasını diliyorum... Sorunuza gelince, her şeyden önce mutlak bir mekân-zamanda yaşamıyoruz; bu nedenle her türlü insanî eylem mukayyettir; mekân-zamana hâs niteliklerle kayıtlanmıştır. İnsanî bir eylemin gerçeklik kazanması da bu niteliklerle,...

Devamı..

Divan Şiirini Ezbere Söylemek İsterdim

Rasim Özdenören ile.. Hepimizin ustası ve ağabeyi Rasim Özdenören Beyefendi’ye kitap ve okuma üzerine pek çok soru yönelttik, O da içtenlikle cevapladı. Konuşan: Yusuf Temizcan Erken yaşta neleri okumuş olmak isterdiniz? Bazı geç kalmış okumalarımı erken yaşta tamamlamak isterdim. Örneğin Dosto’yu, Faulkner’ı ve benzeri favori yazarlarımı o yaşta hatmetmeyi isterdim. Bizim divan şairlerimizin belli başlı ürünlerini ezbere söylemek isterdim. İbni Arabî’yi, İmamı Rabbani’yi kendi dillerinden yutarcasına okumak isterdim. Ayrıca hiç olmazsa İngilizceyi öğrenmiş olmalıydım. Keza Kur’an’ı özgün dilinden okuyup anlayabilmeliydim. Türkçesinde bile muhteşem bir belagat örneği olduğu anlaşılan Hadisi Şerifleri özgün dilinden okumak ne güzel ve ne ufuk açıcı olurdu. Emanet...

Devamı..

Peygamberimiz Çocuklarla Hangi Oyunları Oynardı?

Efendimiz (s.a.s.), çocuk ve oyun kelimelerini bir araya getiren bu kitap sanırım alanında yapılmış ilk müstakil çalışma. Kendi tabiriyle "onyüzbinmilyon öğrencisi" olan, mesleğini aşk derecesinde seven, eğitimci yazar Musa Mert tarafından kaleme alınmış. Resimli olan ve çocuklar için hazırlanan bu kitabı kesinlikle yetişkinlerin de okuması ve hatta resimlerine bakması gerekiyor. Ben okurken bazen gözlerimi açarak, bazen de gözlerimi kapatarak resimleri inceledim. Kitapta toplamda on bir rivayet, yani on bir oyun var. Rivayetlerin hepsini oyun kategorisinde değerlendirebilir miyiz, diye düşündüm okurken. Mesela ilk rivayetteki “Su Şakası” ilk bakışta bir yetişkin gözüyle basit bir şaka olarak değerlendirilebilir. Fakat bir çocuğun bakışıyla bu...

Devamı..

Ergün Yıldırım: “Cemiyet-i Kâmili Yazmak İstiyorum”

  Kült olarak düşündüğüm ve ismini hiçbir yerde görmediğim Cemiyet-i Kâmil diye bir projem var. 2-3 yıldır düşündüğüm, seri olarak ya da tek bir kitap olarak daha karar veremediğim bir çalışma. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ama bizim daha çok haber kanallarından aşina olduğumuz sosyoloji profesörü Ergün Yıldırım Hoca’nın, Simurgun Kanatları isimli yeni bir kitabı çıktı. Biz de bu yeni kitabı vesile ederek merak ettiklerimizi sorduk kendisine. Simurgun Kanatları kitabının hedef kitlesi kimdir? Hedef kitlesi tabii daha çok sosyoloji ile ilgilenen; yüksek lisans ve doktora çalışması yapan öğrenciler. Kitap hem kendi alanı ile alakalı akımlara, kavramlara, kişilere atıfta bulunuyor; hem...

Devamı..

Estetik, Her Ürünün Satışını Olumlu Etkiler

Şimdiye kadar ne kadar kitap kapağı tasarlamışsınızdır? Kabul görülüp basılan 100 tane vardır sanırım. Sizin kapağını hazırladığınız ve çok beğendiğiniz 3 kitap ismi söyler misiniz? Zan, Deccal, Eve Gitmek İstemediğim Günler bence güzel kapaklar. Bir kitap kapağını tasarlamak ortalama ne kadar vaktinizi alıyor? Hiç belli olmuyor. Bazen kitabın ismini duyduğumda hemen aklıma geliyor bazen bir hafta "Nasıl bir şey yapsam?” diye düşünüyorum. Tasarım, kitabın satışında ne kadar etkili sizce? Kapağı özensiz yazılmış ama yazarın ismi nedeniyle çok satan epeyce kitap var. Özellikle sosyal medyada kendimizi görsellikle ifade ettiğimiz şu zamanlarda estetik her ürünün satışını olumlu etkiler bence. Ama "Kürk Mantolu...

Devamı..