OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Kitap Sevenler Cemiyeti

Halil Solak

Sekmeleri niçin sevdiğimi nihayet buldum: Bir konudan bahsederken hemen başka bir konuya geçiliyor, bolca referans veriliyor, orijinal bilgiler paylaşılıyor. Dahası insan elinde kalem, neredeyse hemen her bahsin yanına “çok ilginç”, “araştır”, “kütüphaneye gidince bak” ve benzeri notlar düşmekten kendini alamıyor.

M. Kayahan Özgül’ün Seke Seke Ben Geldim kitabının beşinci cildini okurken de aynı şeyleri yaşadım. Tabii sekme de ne demek, neden bahsediyorsun diye soranlar olabilir: Yazar sekme diye adlandırdığı bu fragmanları “küçük düşünce ve tesbit kırıntıları”, “sonu getirilememiş çalışma eskizleri” şeklinde tanımlıyor. Bu arada sekme kelimesinin artık bu manada kullanıma girdiğini de söyleyeyim. Bana kalırsa edebiyat terimleri sözlüklerinde madde başı olarak yerini alması da çok uzun sürmeyecek.

Peki sekmelerde ne var? Kaynakların neredeyse anahtar teslim verildiği makale ya da kitap konuları, edebiyat tarihine yerleşen kimi yargıları bazen temelinden sarsan bazen de tashih eden bahisler, gazete ve dergi sayfalarında tefrika halinde gömülüp kalmış metinlere değiniler, bugün artık hayatta olmayan kültür ve edebiyat dünyasının isimleriyle yapılan görüşmelerin notları, edebiyatımızın Batı edebiyatıyla kesişme noktaları…

Yazının tamamını Okur’un 18. sayısında bulabilirsiniz: https://www.okurdergisi.com/okuru-nerede-bulabilirsiniz/

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?