OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Mürekkebi Zehir, İçeriği Zehir Kitaplar

İhsan Sönmez

Birkaç hafta önce sosyal medyada bir genç arkadaşın serzenişi vardı. Bazı kitapların içerisinden bazı parçalar alınmış ve “Çocuklara nasıl bu kitapları okutursunuz?” diye bir soru sorulmuştu. Geçen hafta Yeni Şafak’ta çıkan bir yazı ile bu mesele biraz daha gündeme oturdu.

Esasen durum çok yeni değildi. İki-üç senedir kitap fuarlarında, hem de kendisinin daha “muhafazakar” olduğunu söyleyen kitap fuarlarında, genç kızların ve delikanlıların metrelerce hatta yüzlerce metreye varan imza kuyrukları, fotoğraf çektirme sıraları, çığlıklar bağırtılar, bu konuya dikkat çekiyordu.

Kendinden Emin Amatör Yazarlar

Konuyu kısaca özetlersek ben Wattpad kitapları diyeyim siz anlayın. Sektöre çok ciddi hareketlilik getiren ve sayıları onu bulmayan yayınevinin büyük bir girdi sağladığı aşikar olan bu kitaplar ne yazık ki gençlerin nefsani duygularını kırbaçlıyor ve onları bir nefsi okuma yoluna sokuyordu. Bu da yeni değildi aslında. Çok zamandır yurtdışında gördüğümüz, buraya gelmesini de hiç istemesek de geleceğinden emin olduğumuz bir akımdı bu.

Genç yetişkin kitapları arasında tırnak içerisinde “genç kız” kitapları olarak adlandırılabilecek kitaplar bunlar. İçinde ne yazık ki nefsani ve erotik kısımlar bolca mevcut. Çocukların duygularını kamçılayan metinler bu kitaplarda çokça yer alıyor. Ayrıca kitapların daha doğrusu metinlerin çok hızlı yazılması edebi açıdan da kitapların çok basit düzeyde kalmasına yol açıyor. Çok yoğun olmayan hatta “olmayan” bir editöryal süreç yaşanınca kitaplar neredeyse olduğu gibi yayınlanıyor. Yani kağıdın üstünde bazı siyah mürekkep izleri. İşin kötüsü hem kendisi hem etkisi zehirli. Bir yayıncının “ben şimdiye kadar Wattpad yazarları kadar kendisinden emin bir yazar görmedim” demesi, diyebilmesi ise işin cabası.

Bu çocuklar ne istediklerini ger- çekten biliyor görünüyorlar, çünkü ne yazık ki hakikaten bilmiyorlar. Milyonlarca okunma, 100 binlerce takipçi o kitapları yazan çocukları da “beğenileni” yazmaya itiyor. Aralarında iyi örnekler yok mu? Elbette var. Arayıp bulursanız, cımbızla çekerseniz içlerinde çok iyi birkaç örnek olduğunu da görebilirsiniz. Ben de bir yayıncı olarak birkaç isme şans verdim şimdiye kadar. Çünkü metinler iyiydi ve aynı zamanda bizim inşa etmek istediğimiz gençlik için bir şey söylüyorlardı.

Sorun sadece Wattpad ile sınırlı da değil. Yurtdışı fuarlarından paket paket daha okumadan telifi satın alınan allı pullu genç yetiş- kin kitapları da benzer bir tehlikeyi içeriyor ve kimi yayıncılar bir yandan farklı markalarla bu kitapları yayınlarken diğer yandan muhafazakar okura seslenen yazarların kitaplarını yayınlamakta da bir beis görmüyorlar. Yani burada da bir para-çokomel ilişkisi; ideolojinin, hem yayıncı hem de okur tarafında, önüne geçmiş oluyor.

Yeni Okurlar Çıkar mı?

Peki bu kitapları okuyan, tüketen çocuklar arasından yeni okurlar çıkar mı? Sorunun cevabını birkaç sene içerisinde göreceğiz. Esas yapılması gereken bu çocukların okuyacağı, okuyabileceği şekilde ve içerikte kitapları yazabilmek yayınlayabilmek. İçinde erotik kısımlar olan kitaplar yazdırmaktan bahsetmiyorum, bu çocukların da heyecanla okuyabileceği, birbirlerine tavsiye edebileceği başka kitaplar, alternatifler geliştirmemiz gerekiyor. Sadece yanlışa küfür edemeyiz, doğruya giden yolda da bir şeyler yapmak bize düşüyor.

Aile ve öğretmenlere düşen şey çocukların ellerindeki kitapların içeriğine daha hakim olmak. Çocuk tek başına iken ne okuyor, neye ilgi gösteriyor, bunları ta- kip edip bir şekilde onları daha doğru metinlere yönlendirmek öğretmenlerin ve ailenin görevi. Ben çocukluğumda amcamın kütüphanesindeki Tercüman 1001 Eser’in bana verdiği katkıyı unu- tamam. Eğer çocuk evde daha önceden seçilmiş ve okunmuş kitaplar görmüyorsa ve gidip kendisi arkadaş çevresinden etkilenerek hem de dünyanın parasına, zararlı içerikler, kitaplar takip ediyor, allı pullu ciltlere kanıp arkadaş grubu içerisinde pasif kalmamak için o kitabı okuyorsa dönüp kendimize bakmamız lazım. Sorumluluk sadece karanlığa söverek üstümüzden atamayacağımız kadar ağır.

Bu yazıyı paylaş
Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?