OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Okumadığımız Kitaplar Hakkında Konuşmanın Sırları

Turgay Bakırtaş

Kitapların dünyası ne kadar geniş ve görkemliyse, okurların dünyası da bir o kadar renkli ve eğlenceli. İyi bir okur olmak, iyi bir yazar olmak kadar zordur diyebilirim. Mesele yalnızca kitap okumak, bu dünyada kendine bir yol çizmek değil çünkü. Genel olarak ne olup bitiyor, kim ne yazmış, önemli ödülleri kim kazanmış, genç kuşak edebiyatçılar neler yapıyor takip etmek şart. İşte bu yüzden çoğu okur, hayatının bir noktasında, okumadığı bir kitabın konuşulduğu ortamlarda küçük numaralara başvurur; dikkate değer bir kitap hakkında bilgisi olmadığını belli ederek grup içindeki itibarını gölgelemek istemez. 

İyi okur olmak gibi, iyi okur numarası yapmak da kolay değildir; dikkat ve deneyim gerektirir. Bu gayet büyük ve evrensel bir ihtiyaç olsa gerek, Fransız yazar Pierre Bayard tarafından kitabı bile yazıldı: Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz? Bayard’ın böyle bir kitap yazmaktaki gayesi biraz kendiyle, biraz okurluk halleriyle dalga geçmek; ayrıca insanların bir şeyleri okumamış olmalarından doğan eksiklik halini “Merak etme, hepimiz aynı gemideyiz!” diyerek gidermekti muhtemelen. 

Okumadan Konuşmanın Sistematiği 

Bayard, kendi okurluk serüveninin dönemeçlerini anlatarak başladığı kitabında, büyük yazarlar hakkında büyük laflar eden çoğu arkadaşının mevzubahis kitapları aslında okumadıklarını anladığında nasıl şaşırdığından, sonrasında da bunu nasıl bir kişisel eğlence unsuruna dönüştürdüğünden bahsediyor. Entelektüel çevrelerde geçirdiği uzun yılların kazandırdığı tecrübelere dayanarak da okumadığımız kitaplar hakkında konuşurken hangi yolları benimsediğimizi, ne hallere girdiğimizi aktarıyor. Bununla da kalmıyor, okunmamış kitaplar ve onların yazarları hakkında konuşmanın sistematik eğitimini veriyor. 

Yazının tamamını Okur’un 21. sayısında bulabilirsiniz: https://www.okurdergisi.com/okuru-nerede-bulabilirsiniz/

Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?