OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Şehir Konuşmak İstiyor

Ayşegül Genç

Yazar, şehirle araya mesafe koyup dışarıdan içeriye bakıp, profesyonelce bir ilişki kurarsa, konuşmaz şehir. “Şehir yıpratandır, var edendir, yok edendir.” derse, insanı nesneye indirgerse, şehrin yapıp ettiklerinden, zulmünden bahsederse şehir susar. Ceberut olur. Büyür. Ezer. Haklı çıkar. Ama susar. İnsanın şehre paye vermesi, onu rakip görmesi, üstün görmesi, boyun eğmesi, onu kendi yapıp ettiklerinden beri görmesi kendisine bir “masumiyet” yüklemek için değil midir? Elimden ne gelir serzenişi ne kadar tanıdık. Şikayetler ne kadar soğuk. Kendini kenara ayıran insana, şimdi burada olmak, burayı anlamak, burayı çözmek, burayı değiştirmek ve bunu şimdi yapmak, şimdiyi bir ömür bilmek ne kadar uzak. Tasarısından, seslenişinden, tasavvurundan, gelecek öngörüsünden kaçıp “mükemmel bir geçmiş” düşüncesinin kollarında hiç uyanmadan öylece kalmak ne kadar acıklı.

Şehrin Bir Parçası Olmak

Şehrin içine girer, içinden geçerse sesleri duyar yazar. Uzaktan değil, mesafe koyarak değil, içeriye girerek, aynı sokakları geçerek, aynı ayazı yiyerek. Kaderine razı olanların, kaderine razı olmayarak! İnşaat alanları içinden geçerken yeniden inşa etmenin üzerine kafa yorarak. Okuru haline şükrettirmek için değil, şehrin bir parçası olduğuna onu ikna etmek için. Arındırmak ve arınmak için değil, elde kalan ile ne yapacağını sorgulamak için.

Yazının tamamını Okur’un 18. sayısında bulabilirsiniz: https://www.okurdergisi.com/okuru-nerede-bulabilirsiniz/

Bu yazıyı paylaş
Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?