OKUR, Kitaplar Yalnız Kalmasın Diye Çıktı
 

Teknoloji Yatırımı Yaptım İyi mi?

Mustafa Çiftçi

Tıpçıların çalışkanına rastlarsan bir adım geri duracaksın. O kadar dersin altından “ıh” demeden kalkan birinden korkarım ben. Zaten tıpçılarla aynı evde kalmıştım da bir insanın deftere, kaleme, kitaba bu kadar düşkün olabileceğini görmek aklımı oynatmıştı.

Defterlere düşkünüm. Her türlü defteri severim. Çizgili, çizgisiz, kareli fark etmez. Bulabilirsem karton kapaklı ve spiralli tadından yenmez. Zincir marketlerin sezon başında getirdikleri ucuz defterlerin içinde bile kısmetimi ararım. 

Not alarak yaşıyorum diyeceğim ama “alkışlarla yaşıyorum” diyen rahmetli Zeki Müren geliyor aklıma. Ben onun kadar tutkulu olmasam da not almaya ve yazarak düşünmeye alışkınım. Benim bu halimi bilen hane halkı ses çıkarmaz. Ben sağa sola defter istiflerim. 

Ama yaklaşık bir ay evvel akrabadan genç bir çocuk tablet kullanırsam notlarımı daha iyi tutabileceğimi söyledi. Teknoloji konusunda herkeste kesif bir cehalet olduğundan bu çocuğun tavsiyesine kulak asmadım. Ama aklıma takıldı. Acaba notlarımı tablete alsam, her zaman yanımda olsalar, istediğim yere götürebilsem tüm notlarım ayrıca telefonuma da gelse. Bunlar güzel imkanlar dedim ve araştırmaya başladım. 

Çalışkan Tıpçılar 

Araştırdım deyince tabii sadece “gogıla” sordum. Tabletini kendine yoldaş bellemiş öğrenci kısmının videolarını buldum. Ne hikmetse bu videoları çeken öğrenciler tıp fakülteliydi. Yani çok ders çalışan kısmından öğrencilerdi. Tıpçıların çalışkanına rastlarsan bir adım geri duracaksın. O kadar dersin altından “ıh” demeden kalkan birinden korkarım ben. Zaten tıpçılarla aynı evde kalmıştım da bir insanın deftere, kaleme, kitaba bu kadar düşkün olabileceğini görmek aklımı oynatmıştı. 

Ben fakülte hayatını en fazla iki saat ders çalışarak bitirdiğimden, tıpçıların peynir ekmek yer gibi ders çalışmasına hayret etmişimdir. İşte bu tıpçı kardeşler tablete not almaya başladıklarını, artık deftere kaleme hacet kalmadığını söylüyorlardı. Bir tanesi “ben bununla edit bile yapıyorum.” dedi. Bilmeyenler için söyleyelim “edit” demek elindeki ham görüntüyü kırpıp kesip bir hizaya sokmak demektir ve tablet “edit” yaptıracak kadar kullanışlı imiş anladık.

Yazı hayatımın teknik alt yapısını güçlendirdiğim bu safhada tabletimi anlattım ki benim gibi kararsız olanlar sağdan soldan tanıtım videosu seyretmeye mahkum olmasın.  

Tabletsiz Evden Çıkmayacağım Günler 

Bendeniz teknolojik alet edevata kazık sorular sormakla meşhurumdur. Tablet kullananlara da bir kazık soru hazırladım. “Madem bu cihaza her şeyi not alabiliyoruz, benim el yazımı klavye yazısına çevirebiliyor mu?” sorumun kazıklığından o kadar emindim ki herhalde artık tablet kullanıcıları bu sorunun altında ezilir ve yaşadıkları mahcubiyetle karşıma çıkmazlar. Derken tabletçiler hain bir gülümseme ile cevap verdiler. “Sizin istediğinizi yapmak çocuk oyuncağı bu alette daha neler var.” dediler. Pes dedim oturdum aşağı. 

Yazının tamamını Okur’un 23. sayısında bulabilirsiniz: https://www.okurdergisi.com/okuru-nerede-bulabilirsiniz/

Bu yazıyı paylaş
Henüz yorum yok...

Yorum yapmak ister misiniz?