Tasavvuf tarihi veya tasavvuf kültürü hangi ana başlıkları içine almaktadır, sorusuna farklı kelimelerle cevap verilebilir. Benim tercih ettiğim beş ana konu şunlardır: Mutasavvıflar, kitaplar, ıstılahlar, dergahlar, tarikatlar. Öncelik hangisinindir sorusuna da farklı açılardan bakılarak cevap verilebilir. “Mutasavvıfların kaleme aldığı eserlerle bu kültür
oluşum safhasına girmiştir.” cümlesiyle önceliği kurucu şahsiyetlere ve eserlerine vermek isteyenlere, dergahları öne çıkarmak isteyenler şöyle bir soru sorabilirler: “Bu bahse konu olan eserleri kaleme alan mutasavvıflar nerede yetişti?” Siz bu konuyu tartışırken biz esas meselemize dönelim. Tasavvuf tarihinin ilk klasikleri Arapçadır ve daha çok tasavvufi ahlakın terimleri etrafında döner dururlar. 857 tarihinde vefat eden Muhasibî’nin er-Riâye’si, 898’de vefat eden Hakîm Tirmizî’nin Hatmü’l-evliyâ’sı böyledir. 1070’li yıllarda vefat eden Kuşeyrî ve Hucvirî’nin eserleri ise büyük oranda tasavvuf terimlerini ele alırken sayfalarının az bir kısmını da mutasavvıfların hayat ve menkıbelerine tahsis etmişlerdir. S…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol