Abdullah İpek’in ikinci öykü kitabı Buzlar Çözüldü, kahramanlarına ve temalarına yabancı olmadığımız bir kitap. Hayatın herhangi bir yerinde, çarşıda, pazarda, toplu taşımada, okulda görebileceğimiz kahramanların yer yer şaşırtan ama çoğu zaman okurunda “Benim de başıma gelmişti.” duygusunu meydana getiren öykülerden oluşuyor. Bu
durum sanırım bir yazar için iki seçenek sunuyor. Birincisi, yazar konforlu bir alandan risk almadan ve numara çekmeden ilerleyebiliyor. İkinci seçenek ise bir risk barındırıyor içinde. Ritim olarak birbirine yakın, çerçevesi ve sınırı oluşturulmuş öyküler okur için aynılık oluşturabilir. Bu durum tekrara sebep olabilir. Yazarın devinimini etkileyebilir. Tabii burada başka bir açmazdan da bahsetmek mümkün. Yenilik ve çıkış arayan bir yazarın gerçekle bağını keserek yeni bir evren kurmaya çalışması. Muhtemelen bu da başka bir sorunun konusu. Kitabın ilk iki öyküsü, Her Şey Bir Kez Yaşanır ve Gölge-sizler birbirinin devamı bir “tam öykü”. Önce bir erkeğin, sonrasında bir kadının gözünden anlatılıyor. Evlerin için…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol