Feridun Andaç’ın Öykü Yazmak Hikaye Anlatmak eseri yeni baskısıyla okur yazar kimselere rehberlik ediyor. Anlatıya dayanan Türk edebiyatının bir örneğini Andaç’ın hikayesinde de görüyoruz. Masal anlatıcısı olan halası çocukların hayal dünyasına açılan bir kapıydı. Kapının ardında Kaf Dağı’nın ötesi, ışıltılı bir dünya,
devler, cinler ve periler onları bekliyordu. Babası da bir hikaye anlatıcısıydı. Bir farkla, halası daha masalsı anlatıların kıyısında dolanırken babası hayatın içinden sesleniyordu. Öyle ki dinleyicisinin sözün yalan olmadığına inanıp inanmadığını dahi yoklardı. Sözlü Anlatımın Büyüsü Andaç’ın hayatının devamında roman ve öykü okuma yolculuğunun ilk adımlarının halası ve babasının anlatımlarına dayandığını görüyoruz. Dolayısıyla yazılı metinden önce sözlü anlatımın büyüsüne açılan bir kapıdan söz edebiliriz. Hikaye anlatmanın ve öykü yazmanın bir öğrenmeye dayandığı ve yıllar içinde biriken bu deneyimlerin iki kapak arasında yer aldığı bir çalışma karşılıyor bizi. Anlatının yazıya evrilmesinden sonra ve bugün…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol