de temsilcilerinden F.L. Wright, “Mimarlık, biçim haline gelmiş yaşamın ta kendisidir.” sözüyle zaten doğa ile yapının kendiliğinden bir uyum içinde olması gerektiğini ifade ederek mimarlığın insan hayatının tüm evrelerini kapsadığını savunmuştur. Eserlerine de bu bakış açısını yerleştiren Wright, meşhur şelale evi projesini açıklarken yapının toprağı kucaklayabilmesi gerektiğini; orada yaşayacak insanların doğaya sadece bakmalarını değil, doğayla birlikte bütünleşerek yaşamalarını istediğini belirtmiştir. Peki, Cansever’in mimarlığı varlığın aşkın bir tanımı olarak gören bakış açısı bize ne söylemektedir? Cansever, insanın çevreyi idrak etmesini ve içinde yaşadığımız güzel dünyayı sonsuz bir saygı ile koruyup…