Öykülerinizde zaman, mekan ve duygular sürekli yer değiştiriyor gibi görünüyor. Bir öyküyü yazmaya başlarken önce karakter mi oluşuyor, duygu mu geliyor, yoksa zaman fikri mi beliriyor? Yazma süreciniz genellikle nasıl başlıyor? Öykü konuları bana genellikle bir an, bir sahne halinde geliyor. Daha
sonra o sahne genişleyip derinleşmeye başlıyor. Bana uzunca gelecek bir süre boyunca zihnimde öykü kişilerinin düşüncelerini gezdiriyorum. Kağıda dökecek zamanı bir türlü bulamadıysam bir yerden sonra sıkılıyorum onlardan. Çünkü yazıya dönüşmedikleri sürece çekip gitmiyorlar. Açık kalan sekmeler gibi arka planda çalışıyor yani konuşmaya devam ediyorlar. Hikayeyi ne şekilde anlatacağımı ve yazının iskeletini nasıl kuracağımı daha baştan belirliyorum. Bu iskelet bazen akış sırasında değişebiliyor elbette. Bu konuda çok katı değilim. Yazı planladığımın dışına çıkarsa ve kendi yolunu bulursa ben de bu duruma ayak uyduruyorum. Zaman ve mekan öykü kişilerimin dünyayı algılama biçimine göre ve hikayenin dokusuna göre…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol