içinde duyulur kılmayı gerektiriyor. Bazen bir yazının peşinden haftalarca gitmek, bazen bir dosya fikrini sabırla olgunlaştırmak, bazen de okurun kalbine değecek o doğru cümleyi aramak gerekiyor. Bu uzun yolculukta bizi ayakta tutan şey, kitapların hâlâ insanı değiştirebileceğine dair inancımız oldu. 50. sayı bu yüzden bizim için güzel bir hatıra, samimi bir teşekkür ve yeni sayılar için verilmiş sessiz bir söz gibi duruyor. Bu sayının dosyasında görünmeyen bir emeğin izini sürüyoruz. “Kelimelerin Sahibi, Kitabın Yabancısı” başlığıyla gölge yazarlığı konuşuyoruz. Bir kitabın kapağında görünen isimle metnin mutfağında çalışan kişi arasındaki mesafe bizi emek, rıza, yetenek, ticaret ve ahlak üzerine yeniden düşü…