oradan geçecek bütün sürücüler güvenlik açısından sizin aracınızın izini takip etmeyi denerler. Çünkü bu kolay ve güvenlidir. Gündelik hayat için son derece makul ve elverişli olan bu uygulama, acaba sanatsal faaliyetlerde de geçerli midir? Hiç sanmam. Sanatçıya düşen, bu “kolay”, “verili”, “denenmiş”, uygulanmış ve başarılmış “garantili dili” çoğaltmak değil, bu dilin sınırlarının dışına çıkmaktır. Bu dili yıkmaktır. Sanatçı, cari olan dilin “marj”ında gezinir. Sınırları zorlar. Kendi sesini arar. Doğuştan getirdiği kişiliğinin sanatına yön vermesini ister. Bunun için senelerce “dener.” Zorlanır. Üzülür. Bekler. Sanatçı, eserinin satış oranını, editörün talimatlarını, öğretmenlerin yönlendirmelerini, anne ve b…