Masalın özünde her zaman bir kapı vardır. Bilinen ile bilinmeyenin, güvenli liman ile tekinsiz açıklığın tam ortasında duran kadim eşik. Sophie Anderson, Sihirli Diyarlar Kalesi’nde bu kapıyı on üç yaşındaki Olya’nın çocukluğunun kalbine -beş yüz yıllık bir kalenin, Mila Kalesi’nin kubbeleri arasına-
yerleştirerek fantastik türe yaslanıyor: Dünyanın çatlaklarından sızan ve ancak saf bir cesaretle göğüslenebilecek olan o kadim büyü. Sophie Anderson Tavuk Bacaklı Ev, Ayıyla Konuşan Kız ve Kardan Kız gibi eserleriyle modern çocuk edebiyatında folklorik ögeleri yeniden yoğuran en mahir seslerden biri. Genç Timaş etiketiyle yayımlanan Sihirli Diyarlar Kalesi ile Slav mitolojisinden beslenen külliyatına bu kez sihirli bir aile tarihi ekliyor. Çocukluğunu Galler’in geniş doğasında geçiren ve Prusyalı büyükannesinden dinlediği masallarla büyüyen yazar, köklerinden süzülen her hikayeyi içselleştirerek kendine has bir yeni gelenek oluşturmayı sürdürüyor. Geçmişin Mirası: Beş Yüz Parçalık Bir Aile Battaniyesi Sihirli…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol