Hecelerine dişlerimi geçirdiğim, her bir ünlemde şehadet parmağımı gökyüzüne sapladığım bu dört sözcük, erken çocukluğumun hafıza kaydındaki en coşkulu ritimlerden biri. Belki de tekbir getirmeyi saymazsak, zihnimin ezberlediği, dilimin bir marş gibi sahiplendiği ilk siyasi manifesto da buydu. Dört-beş yaşlarında bir çocuk,

Tam metin abonelikle açılır

Yazının devamını okumak için abone olun.

Abone ol