manevi zeminsizliğin tam ortasında ise teknolojinin sınır tanımazlığı duruyor. Teknoloji; insanı özgürleştiren bir araç olmaktan çıkıp, her şeyi yutan, ruhu öğüten yıkıcı bir girdaba, dijital bir tiranlığa dönüşmüş durumda. Dijital dünya, mitolojik canavarlar gibi hızla üretilen her anlamı yutarak, silip süpürerek büyüyor. İcat edilen her teknolojik yenilik, anlam dünyamızdaki bir güzelliğin yerine oturup onu yok ediyor. Dijital dünyanın beğenileri de kalıcı değil. Bu konuda okuduğum bir değerlendirmede; artık kusursuz bedenlerin, ulaşılmaz, lüks yaşamların eskisi gibi “like” almadığından bahsediyordu. Sanal dünyanın yeni gözdeleri; “cringe” (utandırıcı) olarak adlandırılan, insanların normalde aşağılayıp utanç…