Sofist diyalogunda felsefenin radikallerini, statis-kinesis (durma ve hareket), tautos- heteros (aynı ve ayrık) ve to on (varlık) şeklinde simetrik bir düzende çakar zemine. Zaman, belki bu payandaların tamamına temas eden nebülöz dokusuyla insanın ipini bir türlü bağlayamadığı bir ihsastı hep. “Panta rhei” (her şey akar) demek, özünde bir botanikçinin “tüm çiçekler solar” hülasasından başka bir şeyi ifade etmiyor. Ama görüntüde, hakikate bir işaret saklı olsa da, şeyler göründükleri gibi değildir. Akan zaman, duran zamanın harelenmesidir. Her ne kadar “içinde geçmişi taşıyan bir edebi şimdiki zaman”ın postmodern bir kavram oluğu kanaati yaygınsa da, onaltı asır öncesinden okuruna seslenen Aziz Agustin’in “Geçm…