bu sessiz alanlarda dolaşmıyor. Yüksek sesli anlatılar, tarihsel hesaplaşmalar, toplumsal çalkantılar da varlığını güçlü bir şekilde koruyor. Ancak çağdaş Türk öyküsü anlatı evrenini genişleterek ve sıradan olanın görünmez örtüsünü kaldırarak büyük kırılmalar kadar küçük sarsıntıların da kalıcı izlere sebep olduğunu gösteriyor.“Her kitap adıyla başlar, adıyla kalır.” diyor Ahmet Melih Karauğuz bir öykü kitabını değerlendirirken. Bu esasında bir adlandırma hassasiyetinden ziyade kitabın okurla kurduğu estetik ilişkinin emaresi olarak da okunabilir. Çünkü bazen bir kitabın adı, içerisindeki metinlerden önce konuşmaya başlar ve okuyucuyu belli bir duygu iklimine çeker. Karauğuz’un Günler Anap’tan Yana adlı yeni öy…